Liselilerden Bediüzzaman düşmanlarına ibretlik bir ders
Astronomiyi, fiziği, kimyayı, matematiği ve müspet ilimleri kusursuz bir zarafetle öğreten bir bilim insanına, bir muallime düşman olunur mu? En doğru ve selamettli yol tarifi yapana sırf "Sen ne güzel yol tarif ediyorsun" diye husumet beslenir mi?
Vallahi bunlar olurlar! İşini en güzel şekilde yapan, insani ve ahlaki değerlere sarılan, inancına sadık kalan, insanlığa faydalı bilim ve eser üreten, cemiyeti bilinçlendirip aydınlatan kim varsa ona düşman olurlar. Onlar, güzele ve güzelliğe düşmandır. Sadece Bediüzzaman Hazretlerine mi? Hayır! Son asırda İslam’ı en güzel şekilde şerh eden, tasavvufu, güzel ahlakı, Sünnet-i Seniyeyi, Peygamber sevgisini ve en başta da kâinatın Yaratıcısına olan marifetullahı kalplere kim nakşetmişse; bu malum zihniyet hepsine düşmandır. Onlar, selamet yolunu gösteren rehberlere düşmandır. Çünkü Bediüzzaman öyle hakiki bir yol tarif edicisidir ki; kâinat aynasında Allah’ı en güzel şekilde tanıtır; Peygamber Efendimizin (s.a.v.) risaletini ve mucizelerini ikna edici delillerle ispat eder; ahireti, kaderi ve imanın bütün esaslarını zihinlerdeki tek bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde izah ve ispat eder. İşte onların asıl karın ağrısı ve düşmanlığı bundandır.
Eline aldığı deriyi en sanatlı şekilde işleyen ve ulaşılması kolay bir usta ayakkabı sanatkârına, "Sen ne güzel ayakkabı yapıyorsun" diye düşman olunur mu? Muazzam bir eser ortaya koyan bir sanatkâra sanatından dolayı husumet beslenir mi? Sahasında zirveye çıkmış, nice canlar kurtaran mütehassıs bir cerraha "Sen ne başarılı bir cerrahsın" diye cephe alınır mı? Yahut bir beldede damak tadına en güzel şekilde hitap eden ustaya ustalık etti diye kin beslenir mi?
Nitekim günümüzde zındıka komitelerinin borazanlığını yapan, karanlık akıllar ve çirkin ağızlar; Kur'an-ı Kerim’den aldığı ilhamla imanın esaslarını akla, mantığa ve........
