menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu savaş Hak ile bâtılın savaşı...

14 0
18.03.2026

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin en kanlı ve trajik olaylara maruz kaldığı cephelerden birisi de Çanakkale Cephesi’ydi. Gelibolu Yarımadası’nda havadan, karadan ve denizden yapılan düşman saldırılarında “Çanakkale Geçilmez” diyerek toprağa düşen şühedânın destansı mücadelesinin üzerinden 111 yıl geçti.

Bir asır önce kirli senaryolarla Cihan Devleti Osmanlı’yı 7 cephede parçalayan sırtlanlar sürüsü bugün Türkiye’yi yine içerden ve dışardan abluka altına almaya çalışıyor. Bu kuşatmayı yarmak için Mavi Vatan’da, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de sınır boylarında bekâ mücadelesi veren Türkiye Mehmetçikleriyle destan yazıyor. Tıpkı 111 yıl önce olduğu gibi etrafımızı saran emperyalist sırtlan sürüleri bizden kopartıp, “böl, parçala ve yönet” taktiği ile sömürdükleri halkları canlarından, mallarından, yurtlarından sürmenin yeni yollarını arıyor.

“Son günlerde “sırada Türkiye var!..” hezeyanı ile Osmanlı bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti’ne parmak sallayanlar hiç boşuna heveslenmesin!.. Çanakkale’de destan yazanların torunları dedelerinden aldıkları emaneti canı pahasına korumak için asrın bütün imkânlarını seferber ediyor. “Çanakkale Ruhu”nu bu topraklarda ilelebet pâyidâr kılmak için “dosta güven, düşmana korku” salan kahramanlıklar sergiliyor.

Küffara karşı Çanakkale’yi geçilmez kılarak ölümü öldüren 15’lilerin, Bigalı Mehmet Çavuşların, Havranlı Seyit Onbaşıların, Niğdeli Alilerin, Mücahide Hatice Hanımların, 57’nci Alaylıların torunları, dedelerinin ruhunu şâd etmek için gece gündüz demeden çalışıyor.

DESTANSI MÜCADALE HÂLÂ TAZELİĞİNİ KORUYOR

111 yıl önce Çanakkale Cephesi’nde yaşanan ibretlik tabloya bir kez daha bakalım...

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin en kanlı ve trajik olaylara maruz kaldığı cephelerden birisi de Çanakkale Cephesi’ydi. Gelibolu Yarımadası’nda havadan, karadan ve denizden yapılan düşman saldırılarında “Çanakkale Geçilmez” diyerek toprağa düşen şühedânın destansı mücadelesinin üzerinden 111 yıl geçmesine rağmen hâlâ tazeliğini koruyor.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan devletleriyle Osmanlı hükümetlerinin ilişkileri 1912’nin Eylül’ünden itibaren kötüye gitmeye başlamıştı. Bu gelişmelerin ardından İstanbul’da, daha sonra Bâbıâli Baskını olarak anılacak olan kanlı bir hükümet darbesi, Yarbay Enver Bey ve 30-40 kişilik İttihatçı arkadaşları tarafından gerçekleştirildi. Arkasından Harbiye Bakanı Nâzım Paşa’yı öldürüp, Sadrazam Kâmil Paşa’yı istifaya zorladılar. Aynı günün henüz akşamı olmadan........

© Milat