Şifa ayetleri
Ne zaman modern çağı tanımlamaya kalkışsam, şu kelime ve kavramların yağmur gibi zihnimde yoğunlaştığını görürüm...
Korku, kaygı, kuşku, kriz, kaos, kâbus, kavga, karmaşa, kahır, kasvet, kan, kin, kir, katliam, karamsarlık, kararsızlık, kabalık, katılık, kötülük, kaypaklık, kurnazlık, kötümserlik, keyfilik, kıskançlık kimliksizlik, kişiliksizlik, kumpas vs.
Bilmiyorum, acaba çok mu uzattım yoksa abarttım mı? Ya da ben mi çağı yanlış yorumluyorum? Her neyse...
Durum ne olursa olsun... Beterin beteri bile olsa bize düşen nedir?
Karalar bağlamak mı? Kaderimize küsmek mi? Kendimize kahretmek mi? Yakınmak, sızlanmak, hayata küsmek mi? Başımızı alıp bir yerlere kaçmak mı?
Hayır, hiç biri!
Gecenin karanlığı gibi fitneler zuhur etse de... Yeryüzü tüm genişliğine rağmen bize dar gelse de... Tüm zahiri şartlar aleyhimize dönse de... Zulüm, zulmet, zillet üstümüze yağıyor olsa da...
Bunalım ve buhran günlerinde Rabbimizin buyruklarına kulak verip yeniden toparlanıp harekete geçmenin yollarını bulacağız...
İşte bu bağlamda, yaşanan ve yaşanabilecek tüm olumsuzluklara karşı yüce Kitabımız üç kelime ile bizleri uyarıyor... Daha doğrusu Kur'an üç kelimelik bir reçete sunuyor:
La tehaf... KORKMA...
La tahzen...........
