İslam düşüncesinin krizleri (3)
“Müslümanlar neyi yapamadı da teori ve pratikte hakimiyetlerini kaybettiler?” sorusuna cevap aramaya devam ediyoruz. Bu sorunun ilk elden cevabı “içinde yaşadığı çağdaş dünyaya cevap üretemediği” şeklinde verilebilir. Bunun sebebi sorulursa, gerçeklikten kopuş ve metafizikleştirme şeklinde birbiriyle ilintili iki madde sıralanabilir.
“Gerçeklikten kopuş”, bir paradigmanın, dünya görüşünün ya da düşüncenin Tanrı, evren, eşya ile kurmuş olduğu ilişki ile bunları tanımlama ve konumlandırmalarının artık gerçeklikle bağlarının zayıfladığını anlatmaktadır. Bir paradigma, medeniyetin hakimiyetini elde ettiği ilk dönemlerinde Tanrı, insan, eşya ve evreni açıklama bakımından yeterliliği giderek zayıflamaktadır. İlk baştaki müktesebatı zaman ilerledikçe değişimler karşısında yetersizleşmekte ve açıklama kapasitesini yitirmektedir.
Hz. Peygamber’e (SAV) başlayan İslami paradigmanın yükselişi daha sonraki süreçte de devam etmiş, fakat paradigma yeni üretim ve müktesebatla zenginleştirilmediği, yeni durumlara cevap veremediği oranda zayıflamıştır. Tabii ki bu zayıflama yüzyıllar içerisinde zamana yayılarak gerçekleşmektedir. Hayatın soru(n)ları bitmez ve dinamiktir. Bu soru(n)lar karşısında cevap verebilme kapasitesi düştükçe paradigma da hayattan geri........
