İttifaklar Çözülürken ABD’nin İran Çıkmazı
Soğuk Savaş sonrası kurulan düzenin en güçlü taşı neydi? Hiç şüphesiz NATO.
Bu yapı, yalnızca bir savunma örgütü değil; aynı zamanda ABD’nin küresel gücünü meşrulaştıran, Avrupa’nın güvenliğini garanti altına alan ve Batı’yı tek blok hâlinde tutan stratejik bir omurgaydı.
Bugün ise o omurga ciddi bir çatlakla karşı karşıya.
Sebep hepimizin yakından izlediği İran krizi.
ABD’nin İran’a yönelik askeri hamleleri, beklendiği gibi Batı’yı bir araya getirmedi. Aksine, derin bir ayrışmayı gün yüzüne çıkardı. Avrupa ülkeleri açık ya da örtülü biçimde aynı mesajı verdi:
“Bu bizim savaşımız değil.”
İspanya, İtalya ve diğerleri… Hepsi mesafeli. Hepsi temkinli.
Bu sadece diplomatik bir tercih mi yoksa Trump’a karşı alınmış olan bir cephe mi?
Donald Trump ise bu tablo karşısında alışıldık üslubuyla tepki verdi.
Bir yandan Avrupa’yı yetersizlikle suçladı, diğer yandan NATO’nun işlevini tartışmaya açtı. Hatta şimdi açıkça ABD başkanı bu yapıdan çekilebileceğini dahi dile getirdi.
Ancak burada asıl soru şu:
Bu öfke gerçekten Avrupa’ya mı, yoksa ABD’nin içine düştüğü stratejik yalnızlığa mı?
Çünkü ortada inkâr edilemez bir gerçek var:
ABD bu süreci başlattı, ama bu süreci birlikte yürütecek bir blok oluşturamadı.
Irak’ta koalisyon........
