Aklınızı başınıza alın!
İran’da devam eden gösterilerde, etraf savaş alanına döndü adeta. İSRAİL’in AÇIKÇA DESTEKLEDİĞİ bu ayaklanmada, binlerce insan hayatını kaybetti. Hal böyle olunca batı dünyasından, İran’a dönük tehdit açıklamaları birbirini kovaladı. Bu aynı zamanda da, İsrail’in tezlerinde haklı olduğu imajı çizdi kamuoyunda. Lakin sonradan otaya çıkan görüntüler, hiçte öyle söylemiyordu. Nitekim bazen gösterici, bazen de rejim saflarında saptanan AYNI KİŞİLERİN, insanları nasıl GALEYANA getirdikleri gözler önüne serildi. O yüzden İran Savunma Bakanının; “aralarında ABD ve İsrail'in de bulunduğu bazı yabancı istihbarat servislerinin, kargaşa çıkarmaları için provokatörlere özel bütçe belirlediğini” söylemesi bizleri şaşırtmadı. Evet, olaylar şu sıra, karşılıklı diyalog yoluyla sükûnet buldu belki. Tabi bu durum İsrail ve ABD’nin, bölgede silahlı kuvvetlerini kırmızı alarma geçirmesini engellemedi. Şimdiki soru ise “İran’ın akıbeti” hususunda düğümleniyor malumunuz üzere. Her şey olası ama İran’lı muhaliflerin; Irak’a, Afganistan’a ve Suriye’ye bakıp, ona göre tutum belirlemeleri şart görünüyor. Kaldı ki önce gazlayıp, sonra sömüren, işleri bitince de bir yana atan bu zihniyetten, kimseye bir fayda gelmediği tarihi bir realite değil mi?
Umut ediyoruz ki İran, Suriye’nin düştüğü duruma........
