Müminler İçin Bir Bayramdır Ramazan
Dünyanın, bilhassa Ortadoğu’daki Müslümanların başına 1948 yılından beri bela olan katil ve toprak hırsızı Siyonist İsrail terör örgütü, her sene Ramazan ayında masum ve mazlum Filistinli Müslüman kardeşlerimize saldırıyordu. Bu sene dünyanın en kötü, barbar, vahşi ve emperyalist ülkesi olan ABD’yi de yanına aldı.
KATİLLER MÜSLÜMAN KANI DÖKÜYOR
Şimdi çocuk katilleri olan Trump ve Netanyahu, birlikte Gazze ile birlikte Lübnan ve İran’da oluk oluk Müslüman kanı döküyorlar. Peki bu mezalim, bu iki şeytanın yanına kâr kalacak mı? Hiç zannetmiyorum. Ben İsrail’in yakın bir gelecekte haksız yere konduğu topraklardan silinip yok olacağını, ABD’nin de eski Sovyetler Birliği gibi parçalanacağını düşünüyorum. Buna yürekten inanıyorum. Çünkü yaygın olan bir söz vardır: “Küfür devam eder ancak zulüm devam etmez.” Bu iki insanlık dışı mekanik, kahrolasıca güç, çok zulmettiler, zulmetmeye de devam ediyorlar. Mademki İlahi adalete inanıyoruz. O zaman inşallah hem ABD’yi hem de İsrail’i karanlık bir gelecek bekliyor. Son haftalarda haberlerde en çok duyduğumuz kelime “saldırı”dır. Saldırganlar Siyonist İsrail ve esir aldığı ABD’dir. İki ruh hastası adam, dünyanın huzurunu bozuyor. O zaman bütün dünyanın bu iki güce karşı işbirliği yapması gerekiyor. İnsanlık, buna mecbur. Aksi takdirde Vietnam ve Irak’ta milyonlarca kişiyi haksız yere öldürenler, Suriye’de iç savaş çıkaranlar, Gazze’de 75 bin masumu katledenler, Lübnan’ı kan banyosuna çevirenler, büyük bir medeniyetin temsilcilerinden olan İran’ı harabeye çevirenler bu kadarla da yetinmeyecekler. Onlara itiraz eden, kendileriyle işbirliği ve suç ortaklığı yapmayan herkes hedeftedir.
GÜÇBİRLİĞİ YAPMAK MECBURİYET
İspanya da, Irak da, Pakistan da, Müslüman Afrika ülkeleri de bu şeytani şebekenin kanlı projesine dâhildir. Bugün değilse yarın. ABD, İran’ı yok etmek için 40 yıldan beri plan kuruyormuş. Bu yıkıcılara, tahripkârlara karşı ne yapılabilir? Öncelikle İslam Birliği’nin kurulması acil bir zaruret. 57 İslam ülkesinin güç birliği etmesi mecburiyet! Bu ittifakın önderliğini ancak Türkiye yapabilir. Vahşi Batı’ya karşı bu şekilde direnilebilir. Bu başarılmazsa Üçüncü Dünya Savaşı’nın kopması an meselesidir. Bu tedbir için Rusya, Çin, Hindistan, Mısır, Pakistan ve diğer ülkelere büyük görev düşüyor. Avrupa şu anda bir tereddüdü yaşıyor. Her ne kadar ağır baskılar üzerine şimdilik ABD ve İsrail’in yanında duruyor gibi görünse de uzun vadede İspanya’nın samimi, insani ve doğru çizgisine yanaşacaklardır. Arap ve İslam dünyası ise var olmaya devam etmek istiyorsa dizginini ve bağlı olduğu zinciri ABD ve İsrail’in elinden koparmalı. Bu prangayı üstünden çıkarıp atmazsa yarın onların da karşılaşacağı manzara, İran’dan hiç farklı olmayacak.
DEVLETLER İNANÇLA AYAKTA KALIR
Hiçbir devlet ve millet inançsız yaşayamaz. Bugün dünyanın en azgın devletine karşı İran hâlâ direniyorsa, sebat ediyorsa şüphesiz bu, halkının kuvvetli bir inanca sahip olmasındandır. Bu iman olmasaydı, 90 milyonluk İran çoktan teslim olmuştu. Gazze başardı, Suriye toparlandı, İran direniyor. Japonya’ya atom bombası atıp yüzbinlerce masumu katleden, Amerika kıtasında milyonlarca Kızılderili ve zenciyi katleden ABD, vicdanlarda yenilmiştir. Bunu papağan gibi konuşan Trump’un “harika savaşıyoruz” gibi teranelerinden anlamak mümkün. Çünkü sapık bir inanca sahip olan bu adam ve avanesi, kıyamet senaryoları hazırlıyorlar ama başaramayacaklar. Yeter ki İslam ülkeleri, bağımsız ülkeler ve mazlum halklar güç birliği yapsın.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl okullarda serbest uygulanmak kaydıyla yayımladığı; öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri ve veliler tarafından çok beğenilen “Ramazan Genelgesi”........
