İlahiler Sarıyor Yurdun Her Yanını
Mübarek Ramazan bu yıl bambaşka duygularla yaşanıyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan Genelgesi büyük bir coşku uyandırdı.
İlk ilahileri ne zaman dinlediğimi hatırlamaya çalışıyorum. Galiba Siirt’te kerpiçten evimizin karşısındaki küçük mescitte Ramazan’da teravih namazlarına giderken… O ne bitmez bir neşve, ne doyulmaz bir manevi iklimdi Ya Rabbi! “Ya Hannan, Ya Mennan, Yezelcudi vel İhsan” diye başlardı. Cemaat hep birlikte söylüyordu. Arapça ilahi ve kasidelere Türkçeleri de eklendi daha sonra: “Şol cennetin ırmakları/Akar Allah deyu deyu…” Ramazan büyük ölçüde Kur’an-ı Kerim nağmeleriyle, ilahiler ve gazellerle hayatımızı süsler, bizi mest eder, akıp giderdi. Hele o veda akşamları: “Elveda elveda/Şehr-i Ramazan Elveda…” Duygu yüklü bu nağmeleri terennüm ederken gayr-ı ihtiyari gözlerimiz yaşarır, Ramazan ayında iken Ramazan’ı özlemeye başlardık. Hayatımıza manevi lezzet, unutulmaz tat bırakan Ramazan bizi mahzun eder, giderdi. Biraz daha büyüyünce ve çevreyi tanıyınca bu manevi atmosfer daha da genişledi.
HAFIZ TAHA’NIN YANIK SESİ
Memleketimizin en yakın beldelerinden biri de Tillo’ydu. Bir ilim merkezi olarak bilinen Tillo’ya hem ailece, hem de arkadaşlarla sık sık giderdik. Manevi iklimin doyasıya yaşandığı bir kasabaydı Tillo, İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Hocası İsmail Fakirullah’ın yanında yetiştiği bu güzel belde, daha sonra ilçe yapıldı. Tillo’da âlimleri ziyaret ederken mutlaka merhum Hafız Taha’ya da uğrardık. Bazen medresede bazen de evinde yanına varırdık. O yanık sesiyle biz çocukların ve gençlerin çok sevdiği nur yüzlü bir şahsiyetti. Mütebessim siması, insana güven ve emniyet telkin eden duruşuyla bir din adamı olmanın yanı sıra bizde bir akraba hissi uyandırıyordu. Hele o okuduğu ilahiler ve kasideler… Benim en çok hoşuma giden ise Peygamber Âşığı, “Âkif-i Sâni” rahmetli Ali Ulvi Kurucu’nun “Derdimendim Yâ Resulallah deva ol derdime” diye başlayan muazzam eseriydi. Hâfız Taha gözlerini yumar ve bu ilahiyi, büyük bir aşk ve şevkle seslendirirdi. Bizler de mest olmuş vaziyette pürdikkat dinlerdik. Hakikaten bu tablo, çocukluk yıllarımın unutamadığım sahnelerinden biridir. Hafız Taha, sadece Siirt ve civarında değil Türkiye genelinde de tanınır sevilirdi. Allah rahmet gani gani eylesin. Mekânı cennet-i âlâ, menzili mübarek olsun.
Bilindiği gibi Millî Eğitim Bakanı’mız Yusuf Tekin, bu yıl çok hayırlı bir icraata ve hizmete daha imza attı ve gönüllerde taht kurdu. Bakanlık tarafından yayımlanan “Ramazan Genelgesi”, halkımız tarafından çok beğenildi. Ramazan ayında çocuklarımızın teneffüslerde isteğe bağlı olarak ilahiler okuması elbette çok doğruydu, gerekliydi. Zira bu topraklarda yaşayanların kahır ekseriyeti Müslümandı. İslam inancı, halkımızın büyük çoğunluğuna hâkimdi. Merhum Ahmet Kabaklı’nın kitabında vücut bulan ifadesiyle bir Müslüman Türkiye gerçeği vardı. İlkokul, ortaokul ve liselerde, dileyen öğrencilerimiz teneffüslerde asırlardır gönül dünyamızı şenlendiren ilahileri hep birlikte, coşkuyla, sevgiyle, neşeyle seslendiriyorlar. Bunlar arasında yıllardan beri okuduğu ilahilerle tanınan ve sevilen sanatkâr Abdurrahman Önül’ün bestelediği ve Celal Karatüre’nin seslendirdiği “Kâbe’de Hacılar Hû der Allah” isimli eseri çok tuttu ve sadece okullarda değil yurdumuzun yer yanında okunmaya başlandı. Bu kendiliğinden doğan ani ve hayırlı gelişme ile Türkiye’de en çok dinlenen ve okunan birinci eser olma hüviyetini kazandı. Neredeyse bütün televizyonlar, gazeteler, radyolar, internet siteleri bunu haber........
