Mürai idollerin avlak anatomisi
Köklerin hafızasını yitirenler, kendilerine ışıksız dehlizlerden yeni kahramanlar yontuyor. Uluslararası basının manşetlerine bakılırsa, dünya kendine o sarsılmaz idolü buldu: Dario Amodei. Anlatılan o ki; Amerikan yönetiminin sert rüzgarlarına göğüs geren, devletin o ağır baskılarına boyun eğmeyi reddeden, inatçı ve cesur bir direnişçi var karşımızda. Beyaz Saray’da değişen iklimin ardından, devlete ve orduya kendi sınırlarını dayattığı, sektörü düştüğü çukurdan çekip çıkardığı fısıldanıyor.
En derin tahribatlar, merasim alanına her zaman erdem kaftanıyla iner. Güçlünün kendini zayıfın hamisi gibi pazarladığı bu eski illüzyona yakından baktığımızda, kahramanlık destanlarının yerini soğuk ve hesaplı bir ticaret trajedisi alıyor. Olayları hiçbir yorum katmadan, usulca yan yana koyduğumuzda manzara kendiliğinden belirginleşiyor.
Bir yanda şirketin kuruluş felsefesi olarak ilan edilen o dokunulmaz ilkeler var: Suni idrak sistemlerinin, vatandaşların kitlesel gözetimi için ve insan nefesinin değmediği silahların tetiğinde asla kullanılamayacağı vaadi. Hemen karşısında ise kitleleri gözetlemeyi ticari bir hasada dönüştüren o meşhur altyapılara, amiral gemisi modelinin entegre edilişi duruyor... Ve nihayetinde askeri komuta merkezlerinde hedef tespiti ve sınıflandırma işlemlerinin doğrudan bu soyut........
