menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devletin ağırlığı

36 0
03.10.2026

Bir devletin ağırlığı, yalnızca sahip olduğu askerî güçle, ekonomik büyüklükle veya diplomatik nüfuzla ölçülmez. Asıl ağırlık, şartlar değiştiğinde kendi kararını kendi iradesiyle alabilmesinde ve aldığı kararın arkasında sağlam bir kurumsal düzen bulunduğunu gösterebilmesindedir.

Ortadoğu bugün bunun çarpıcı bir örneğini önümüze koyuyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 30 Eylül'de Irak'taki askerî çekilmesini tamamlaması, yirmi yılı aşan bir dönemin kapanışını gösterdi. Irak kendi güvenliğinde daha fazla sorumluluk üstlenirken bölgedeki güç dengeleri yerinde durmuyor. İran çevresindeki askerî hareketlilik, Hürmüz'ün güvenliği ve enerji arzına ilişkin kaygılar, Ortadoğu'daki her kararın sınırların ötesinde karşılık bulduğunu gösteriyor.

2 Ekim'de G7 ülkelerinin dört ay içinde 100 milyon varillik petrol ve yakıt rezervini piyasaya sürme kararı alması da aynı tablonun başka bir yüzü. Bölgesel bir güvenlik gerilimi, enerji arzına; enerji arzındaki baskı üretim maliyetlerine; üretim maliyetleri de dünyanın farklı ülkelerindeki insanların gündelik hayatına kadar uzanıyor.

Bir bölgede başlayan sarsıntının başka bir coğrafyada fiyat, güvenlik ve gelecek hesabına dönüşmesi artık şaşırtıcı değil.

Tam da burada devletin ağırlığı ortaya çıkıyor.

Devlet, yalnızca kriz anında müdahale eden güç değildir. Kriz karşısında hangi ilkeye göre hareket ettiğini gösterebilen yapıdır.

Türkiye'deki fon meselesine de bu açıdan bakmak gerekiyor.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun 17 Eylül'de aldığı kararların ardından yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 fon tasfiye sürecine alındı. Kurul, bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğunu açıkladı. Ardından yatırımcıların........

© Milat