Güller Ağlar Ülkemde
Sanırım yıl 1996 ya da 1997'ydi.
Henüz dünyanın bütün acılarını tanıyacak kadar büyümemiştim. İnsanların birbirine neler yapabileceğini, savaşların şehirleri nasıl susturduğunu, zulmün bir çocuğun gözlerine nasıl yerleştiğini bilmiyordum. O günlerde elime bir roman geçti. Nehir Aydın Gökduman'ın Güller Ağlar Ülkemde adlı romanı.
Romanın adını ilk okuduğumda durup düşünmüştüm.
Gül güzelliğin, zarafetin ve umudun sembolüydü.
Ben de ilk kez o kitapta güllerin ağlayabileceğini öğrendim.
Yıllar sonra anladım ki Nehir Aydın Gökduman yalnızca bir roman yazmamıştı. Bir dönemin acılarını, bir coğrafyanın kırılmış umutlarını ve bir ümmetin sessiz çığlığını satırlara taşımıştı.
Romanın arka planında 1990'lı yılların Cezayir'i vardı.
Halkın iradesinin yok sayıldığı, seçim sonuçlarının tanınmadığı, insanların kaybolduğu, ailelerin parçalandığı, umutların kurşun sesleri arasında kaybolduğu yıllar.
Bir yazar bu gözyaşını anlatabilmek için güllerin metaforuna sığınıyordu.
Çünkü bazı acıları düz cümleler taşıyamaz.
Bazı acıları ancak edebiyat anlatabilir.
Bazı yaraları ise ancak ağlayan güller.
Aradan yaklaşık otuz yıl geçti.
Bugün dönüp geriye baktığımda görüyorum ki değişen sadece coğrafyalar olmuş.
Dün Cezayir ağlıyordu.
Bugün başka şehirler, başka ülkeler, başka halklar ağlıyor.
Ama gözyaşının rengi değişmiyor.
Srebrenitsa'da toprağa gömülen sadece insanlar değildi. İnsanlığın vicdanı da o toplu mezarlara gömüldü.
Dünyanın gözü önünde yaşandı bütün bunlar.
İnsan haklarından söz edenler sustu.
Demokrasiden söz edenler sustu.
Özgürlükten söz edenler sustu.
Çocuklar yetim kaldı.
Milyonlarca insan sandığa gitti.
Bir halk kendi iradesini ortaya koydu.
Fakat irade tank paletlerinin altında ezildi.
Seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi cezaevi duvarları arasında hayatını kaybetti. (Şehit oldu)
Ama Mısır zindanları halâ dolu.
Kimi evladının büyüdüğünü göremedi.
Kimi annesinin cenazesine katılamadı.
Kimi yıllardır güneşi demir parmaklıkların ardından seyrediyor.
Kimi ise onu da göremiyor.
Bugün Mısır cezaevlerinde tutulan birçok isim yalnızca siyasi birer figür değil, aynı zamanda bir dönemin........
