menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahaf kültürüne hürmeten

14 0
03.10.2026

Kitaplarımın üzerinde elime geçtiği tarih ile ilgili bir not düşmemişsem üzüntü duyuyorum. Çünkü bunu, kavuşumun hatır’a kaydı sayıyorum. Belki de bu yüzden hiçbir zaman tamamlanmayan ve sürekli artış gösteren “almam gereken kitaplar listesi”ni tedarik etmek için gittiğim, fakat liste dışı ve poşetler dolusu aldığım kitaplara biraz mesafeli oluyorum. Okuma gündemini değiştiren bir etki bu. Öncelikleri, tarihleri kütüphane doluluğunu değiştiren bir baskısının etkisi…

Bir okuyucuyu en mutlu eden anlardan biri şüphesiz beklentisiz uğradığı bir kitapçının rafında, aradığını bile unutuverdiği kitapla karşılaşmak olmalı. Bu hazırlıksız kaldığımız durum, fazladan mutluluk… Ancak son zamanlardaki yayıncı-dağıtımcı-kitapçı zincirinde hissedilen iletişimsizlik, en çok azimli okuru yoruyor.

Azimli okur, kitapçı gezmeyi AVM gezmeye yeğ tutsa da AVM miktarınca kitapçımız olmadığından, AVM içi kitapçılar “çok tercih edilen”e raf ayırdığından, okura en fazla imkân sunan şehirlerde bile istediğiniz esere ulaşma güçlüğü yaşıyorsunuz. Bakıp incelemek işi büyüteçli internet sayfalarından sağlanıyor. Rafları taramayı seven okur için büyük eziyet o da… Çağ bunu uygun görüyor elbette. Zaruri ise itiraz etmek nafile.

Bu şartlar altında kitap alıcısını dörde ayırıyorum; koleksiyonerler, okurluğa imrenenler, ortalama okurlar, kitaba ihtiyaç duyanlar.

Koleksiyonerler kitabın hâline, vaktine, içeriğine, maddi ve manevi değerine, kısacası tüm özelliklerine ve kitabın dünyadaki varoluş müddetine önem verir.

Okurluğa imrenenler, kapakların renk ve boyut uyumuna dikkat eder, kâğıt kalitesini ve içerikteki görsel miktarını önemser, çok........

© Milat