menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çayın Yüzü Sıcak

19 0
30.05.2026

Birçoğumuz kendini bildi bileli onun tadını da bilir. Muhabbetin refakatçisidir… Lale siluetli cam bardak ise tadını ve kıvamını tamamlar.

Muhabbetlere yarendir. Muhtevası ne olursa olsun her sohbete yakışır. Öyle olmasaydı, memleketin her “köşe başında” bir çay ocağı, kıraathane ve çay bahçesi olmasını açıklamak mümkün olmazdı. Bu mekânlarda içecek başka bir şeyler de bulunsa en çok çay içilir. İsimlerinde hep çay olan ve yalnızca çay paylaşılan yerlerdir çoğu.

Herkes sussa bir yudum çay payı kalır anlarda. O bir yudum düşünmenin, demlenmenin, dinlenmenin hakkıdır.

Her ne denirse densin, bizim memleketin sokak ve hane kültürü çay üzerine kurulmuştur. Herhangi bir içeceği değil de “çayı sevmiyorum” derseniz, insanlar merakla ve hayretle “Neden?” diye sorar. Hiçbir sebep mantıklı gelmez.

Tokluğun ve açlığın müjdecisidir çay. Onsuz sohbetler, kavurucu yaz sıcağında dahi eksik kalmış ve üşümüştür. Konuşmaktan dili kuruyanlar için en önemli ihtiyaçtır. Ekonomiktir de… Aşı az ve sade pişen evlerde bile mutlaka çay demlenir.

Çaydanlık, dem, demleme, demlenme, semaver gibi kelimeleri duymak, çay içmeye yakın bir mutluluk veriyor bu yüzden.

“Dem” kelimesi, çayın hayatımıza tadından başka en güzel armağanı...

Demlenmek, bir sözün, bir sesin, bir hadisenin ve fikrin -dünyanın gürültüsü, patırtısı vebenliğin bütün taarruzlarına rağmen- müspet bir nihayete varmak için zihindeki ve kalpteki sessiz yolculuğudur. Olan-bitenler, sükûn ve tefekkür........

© Milat