_KERBELÂ'NIN YALNIZLIĞI_
Bir isteyicisi vardır,
Her hakkın bir arayanı.
Her kurbanın bir vasiyeti:
Nedir senin son sözlerin,
Kimdir senin vekilin?
İnsan sever yüksekleri;
Manzarası güzel, rüzgârı serin.
Altını oyar da gözükmez.
İsteklerine kapılan insan,
Benzer üstünde ev kurana.
Akrep gibi sokar kendini.
Kölelerin tuttuğu aynada
Tanrı ile göz göze geldi.
Herkes biat edince önünde
Akrep duracak, sokmayacak…
Karanlığı delen bir yıldız
Benzer mi çakan şimşeğe?
Karanlıkta bir an yol gösteren,
Sonra hepten kör eden…
Biri yol oldu bakmasını bilene,
İhtiras ve korku kardeştir;
Allah'a karşı suizandan
Sarılıp kaldılar birbirlerine.
Bir araya gelince fareler
Aslan kesilir kükreyen.
Duyunca kırbacın sesini
Heybet yutkunur birden.
Haksızlıklar karşısında eğilenin
Ne hakkı kalır ne şerefi.
Kûfe'de binlerce fare deliklerinde,
Şeref tek başına kaldı çöllerde.
Firavun'un ihtişamlı sarayı
Köleliğin tezgâhında işlendi.
Şikâyet ettiğin canavar,
Senin her secdede beslediğin!
Bir Musa, elinde asa;
Hak olur,........
