menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üstümüze Üstümüze Gelen Kent

9 0
18.10.2026

Adı büyükşehir olmasına rağmen henüz kent bile olamadığı için sadece kalabalıklaştırılan bir köyden farkı olmayan kötü kentleşme davranışından kurtulmamız gerekiyor.

İstanbul Ankara ve İzmir olmak üzere 2026 yılı itibarıyla sayısı 30 u bulan büyükşehirler için bu güne kadar bu türlü pek çok farklı söz ve ifadeler duymuş olmalısınız.

Hatta daha ileri gidip “Mega şehirleşmeyi durdurmamız gerekiyor" Diyenleri bile duymuşunuzdur.Adı şehirleşme olan ve görünüşte sınırları büyüdükçe kendimize ayırdığımız alanı kaybettiğimizin farkına bile varamadığımız kentlerin adları büyüdükçe kendimizi kaybetmeye başlıyoruz.

Birilerinin “Türkiye hızla mega şehirleşiyor” sözlerini bir kenara bırakarak asıl meselenin kentleşme adı altında gıdadan trafiğe, eğitimden çevreye kadar uzanan çok geniş bir çerçeve içinde önümüze konulan sorunların çözümsüzlüğünü görmemiz gerekiyor.

Yaşadığımız mekânların fiziki ölçeğinin değişiyor görünmesi, metrekarelerinin artması, adına güvenlikli alanlar siteler denilen bize ait korunmuş, soyutlanmış alanların büyümesi bizi şehirleştirmiyor, tam aksine şehirden uzaklaştırarak bencilleştiriyor.

Kentlere taşıdığımız insanların oluşturduğu nüfus artışı karşısında daha kısa zamanda daha çok insanın daha hızlı ulaşımı için gerekli olan toplu taşıma yatırımlarının yapılamaması sadece insanların trafikte kaybettikleri saatlere sebep olmakla kalmamakta aynı zamanda üretim ekonomisine zarar vermektedir.

Trafikteki zaman kaybı sadece insanların işe ulaşmak için kat edecekleri yol ile sınırlı........

© Merhaba Haber