Sekülerleşme Talebi
Sekülerleşmenin ne anlama geldiği, neyin ne kadar sekülerleşme olduğu ve belki daha önemlisi bir süredir toplumumuzun gözle görülür bir biçimde sekülerleştiği iddiası dikkat çekici bir biçimde dillendirilmeye çalışılıyor.
Sekülerleşmenin tanımı ve ölçümü konusunda toplumun her kesiminde farklı düşünceler veya diğer bir tabirle derin bir fikir ayrılığının olması belki en büyük talihsizliğimiz olabilir.
Toplumdaki bu bilgi eksikliğinin adına çağdaş putperestler diyebileceğimiz kesim tarafından sekülerleşmenin Müslümanların davranışlarının sonucunda oluştuğu iddiası da yine aynı şekilde bir büyük talihsizliğimizdir.
Kendilerini çağdaş yaşamın entelektüel bireyleri olarak göstermeye çalışan bu putperest güruhun en baş karakteristik özelliği İslam karşıtı olmalarıdır.
Toplumumuzda son yıllarda dengesiz büyüme ve zenginleşme olarak görülen ve adına modernleşme denilen sürecinin sekülerleşmeyi artırdığı iddialarını ileri sürenlerin Müslümanlar ve İslam dini dışındaki din ve kesimlere herhangi bir itirazda bulunmamaları bunların sadece İslam’a ve Müslümanlara düşman olduklarının en baş delilidir.
Osmanlı İslam Devletinin iç ve dış düşmanlar tarafından yıkılıp yerine laik demokratik cumhuriyet kurulmasının yeterli olmadığını ve Türkiye’nin tümüyle İslam’ı reddeden bir toplum ve devlet haline gelmesini arzu eden bu güruhun cumhuriyetin ilk yıllarındaki baskıcı zulüm düzeninin tekrar kurulmasını istemeleri bu kanaati doğrulamaktadır.
Avrupa’da yaşanan protestanlık reformu'nun batı ülkelerinde gözlemlenen ekonomik ve sosyal dönüşümün kaynağı olduğu iddiasıyla ortaya çıkanlar iddia ettikleri dönemde Batı Avrupa’da yaşanan bilimsel gelişmeler, endüstriyel kapitalizm ve kentleşme gibi önemli........
