menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Garip Meczube

7 0
yesterday

“Kırmızılı Kadın” vefat etmiş. Bazen çarşıda sağda solda rastlardım. İçim şefkat merhamet keskin bir hüzünle dolar, çaresizliğime yanardım.

Hakkında anlatılanlar ne kadar doğrudur bilemem, fakat üç günlük rezil süflî ilişkilerine “aşk” diyenleri görünce; küçük zannettiğimiz insanların, bilhassa yitik kadıncıkların oldukça garip, içli, kaybolmuş, ezik sevdalarına saygı duymamak elde değil.

Hikâye, Ahmet Han Horasan’ın Bir Başkentten İzler kitabından alınmıştır. Yazar delileri divaneleri anlatır, kitabın bir yerinde. İçlerinden teki de kadındır:

“Hiç görmediğim ama hikâyesini duyduğumda hâlâ çok üzüldüğüm Vırrık Şefika hanım var bir de; Rahmetli dedem Ahmet Necati Saraç Bey’in âşığı.

Sabah namazına camiye giderken yanına düşer, akşam vakti ağır bakımın servisi göründü mü sokağın başına koşarmış hemen.

ALLAH(C. C.) ın her sabahı taş camiden Sahip Ata’ya ve her akşam da Söylemez’den Akbaş Mescidi’ne kadar yanında hiç konuşmadan yürürmüş.

Bir gün zorla eve girmiş “gari biraz da ben oturuyum bu evde’ demiş anneannem teyakkuzda, bizim valide hanım ve dayı bey korku ve panik içinde; dedem önce usulünce göndermeye çalışıyor ama Şefika hanım ikna olmuyor. Sonunda ‘hadi git Şefika Hanım’ diyor başındaki örtüyü çıkarıp ağlaya........

© Merhaba Haber