menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Söz Sizde | Ankaralılar anlattı: NATO Zirvesi günlük hayatı nasıl etkiledi?

13 0
friday

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026 -

Söz Sizde | Ankaralılar anlattı: NATO Zirvesi günlük hayatı nasıl etkiledi?

Tercih edilen kaynak olarak ekle

Ankaralılara, “NATO Zirvesi hayatınızı nasıl etkiledi?” diye sorduk. Kimileri “Hiç etkilenmedim” dedi, kimileri ise şehri günler öncesinden terk ettiğini anlattı. Bazıları yoğun trafik ve güvenlik önlemleri nedeniyle evden çıkmadığını, bazıları ise kendisinin bir sorun yaşamadığını söyledi. Gelin aldığımız cevaplara birlikte bakalım.

NATO liderleri için düzenlenen yemekte menüde ne vardı? Yanık yoğurt nedir? Macron neden gözlük takıyor, hangi parkta koşacak? Trump ile Erdoğan ne konuşacak? Miçotakis’in alana gelişi sırasında hangi marş çaldı? CAATSA yaptırımları nedir? Ankara dışından NATO Zirvesi’ni takip edenlerin gündeminde bu sorular vardı.

Ankaralıların gündemi ise bambaşkaydı: “Hangi yollar kapalı olacak?”

Günler öncesinden Ankara’da başlayan hazırlıklar çok konuşuldu. Ankara liderler için süslendi. Zirve öncesi Çankaya’nın bazı noktalarına polis barikatları kuruldu, kırmızı alan ilan edilen bölgelerde araçlar durdurularak kimlik, ehliyet, üst ve bagaj kontrolleri yapılmaya başlandı. Kamu personeli idari izinli sayıldı. Konser, panel, mezuniyet ve benzeri etkinlikler askıya alındı.

Zirve boyunca dünya liderlerinin programı kadar, Ankaralıların günlük yaşamı da konuşuldu. Biz de sözü okuyucularımıza bıraktık ve “NATO Zirvesi günlük hayatınızı nasıl etkiledi?” diye sorduk.

Okuyucularımızın cevaplarına gelin, beraber bakalım.

“Macron koşacak diye parkı kapatıyorlar, biz sığıntı mıyız?”

Ankara’da işe gitmek hiç kolay olmadı: “Otobüs seferleri iptal ediliyor”

“Umarım bu süreç işime mâl olmaz”

“Kargom geldi, AVM’ye gittim, hiç zulüm görmedim”

“Üzerimize düşeni yapmalıyız, bu basit bir iş değil”

“Bütün arkadaşlarım Ankara’dan gitti”

“Bildiğim yollar yabancı”

“Macron koşacak diye parkı kapatıyorlar, biz sığıntı mıyız?”

Güzellik uzmanı Selen Güner alınan önlemlerin hayatını korkunç derece etkilediğini, ne markete ne de işine gidebildiğini anlattı. “Kendi ülkemde işgalci muamelesi gördüm adeta” diyen Güner, alınan önlemlerden tiksindiğini yazdı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un koşusu için Seğmenler Parkı’nın bir süreliğine yurttaşlara kapatılmasına da tepki gösteren Güner, “Kendi vatandaşına zulmeden bir AKP söz konusu. Bıktık artık. Seçim ve de hükümet değişikliği istiyoruz! Macron koşacak diye parkı kapatılıyor, biz neyiz bu ülkede sığıntı mı?” diyerek tepkisini gösterdi. 

Kimisi için ise işe gitmek hiç zor olmadı. 

Editör Emre Emirkol, bazı Ankaralılara göre daha şanslı. Emirkol, işe yürüyerek gittiği için zorluk yaşamadı ama o da diğer okuyucularımızın da belirttiği yolların trafiğe kapatılmasının yaşattığı zorluklara değindi. Emirkol, her gün polis barikatlarının ve güvenlik noktalarının arasından geçerek işe ulaşmaya çalıştığını da belirtti. 28 yaşındaki editör, kendi sıkıntı yaşamasa da iş arkadaşlarının yaşadığı zorlukları anlattı.

Ankara’da işe gitmek hiç kolay olmadı: “Otobüs seferleri iptal ediliyor”

Emirkol, iş arkadaşlarının yaşadığı mağduriyetleri şu sözlerle anlattı:

“Ben işime yürüyüş mesafesinde olduğum için bir şekilde varabildim. Fakat toplu taşıma kullanan iş arkadaşlarım çok büyük mağduriyetler yaşadı. Otobüs seferlerinin iptal edilmesi veya güzergâhların tamamen değişmesi nedeniyle araç bulamayan arkadaşlarım oldu. Sonuç olarak onlar da kilometrelerce yolu yürümek zorunda kaldı ve bu yüzden mesaiye ancak birer saatlik rötarlarla, yorgun bir şekilde başladılar.” 

“Ben işime yürüyüş mesafesinde olduğum için bir şekilde varabildim. Fakat toplu taşıma kullanan iş arkadaşlarım çok büyük mağduriyetler yaşadı. Otobüs seferlerinin iptal edilmesi veya güzergâhların tamamen değişmesi nedeniyle araç bulamayan arkadaşlarım oldu. Sonuç olarak onlar da kilometrelerce yolu yürümek zorunda kaldı ve bu yüzden mesaiye ancak birer saatlik rötarlarla, yorgun bir şekilde başladılar.” 

Emirkol, NATO Zirvesi’nin Ankaralıların hem ulaşım özgürlüğünü kısıtladığını hem de iş düzenlerini tamamen aksatarak günlük hayatımızı fazlasıyla zorlaştırdığını vurguladı.

Yenimahalle’de oturan bir başka okuyucumuz da kendisini kapana kısılmış olarak hissettiğini ifade ederek, yaşadığı deneyimi klostrofobik olarak nitelendirdi. “Biraz da askeri vesayet rejimi hissettirdiğini anlatan okuyucumuz, “Her yer polis, sürekli soru soruluyor. Yollar da kapalı” dedi.

“Umarım bu süreç işime mâl olmaz”

Özel sektörde çalışan bir takipçimiz, işyerinin evine uzak olması nedeniyle patronundan evden çalışma izni istediğini ancak bu talebinin kabul edilmediğini anlattı:

“NATO Zirvesi olduğu hafta patronum evden çalışmayı kabul etmedi. Hangi yolun ne zaman açık, ne zaman kapalı olacağını, nereden nasıl gideceğimi kestiremediğim için kendimi riske atmak istemedim ve ofise gelemeyeceğimi söyledim. Ev ve iş yerimin arası oldukça uzak olduğunu da belirtmeliyim. Bu konuda patronla gerildik. Umarım bu süreç işime mal olmaz. Eğer Ankara’da tatil olacaksa sadece kamuya değil özel sektöre de tatil edilmeliydi diye düşünüyorum.”

“NATO Zirvesi olduğu hafta patronum evden çalışmayı kabul etmedi. Hangi yolun ne zaman açık, ne zaman kapalı olacağını, nereden nasıl gideceğimi kestiremediğim için kendimi riske atmak istemedim ve ofise gelemeyeceğimi söyledim. Ev ve iş yerimin arası oldukça uzak olduğunu da belirtmeliyim. Bu konuda patronla gerildik. Umarım bu süreç işime mal olmaz. Eğer Ankara’da tatil olacaksa sadece kamuya değil özel sektöre de tatil edilmeliydi diye düşünüyorum.”

23 yaşındaki Öykü Durmaz da yolların büyük bir kısmının kapanması trafik akışını ve şehir içi ulaşımı olumsuz yönde etkilediğini yazdı. Çankaya’da oturan bir okurumuz ise Ankara’dan birkaç gün önce başka bir yere gittiklerini anlattı.

Peki Ankara’nın her yerinde herkes alınan önlemlerden şikâyetçi miydi? 

“Kargom geldi, AVM’ye gittim, hiç zulüm görmedim”

Yaşamkent’te oturan okurumuz için hayat normal akışındaydı. Trafiğin ve her şeyin çok normal olduğunu anlatan okuyucumuz, evine kargosunun geldiğini ve hatta kendisinin AVM’ye gittiğini yazdı.

Okurumuz, merkezi yerlerde belli önlemlerin alınması gerektiğini de vurguladı. Yaşamkent’ten bizimle paylaştığı yazısında “Çünkü sizin muhalefet kurdunuz her şeye itiraz etmek ve her şeyi eleştirmek üzerine kurulu her şey gayet güzeldi hiç öyle zülüm falan görmedik” dedi.

“Üzerimize düşeni yapmalıyız, bu basit bir iş değil”

26 yaşında Çankaya’da yaşayan Ceren Gökçeyrek ise takipçilerimizin çoğu gibi düşünmeyenlerden. Gökçeyrek, hangi siyasi görüşten olunursa olsun ülkece herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini savundu:

“NATO Zirvesi günlük hayatımızı birkaç gün etkilemiş olabilir ancak ülkemiz için bu kadar önemli bir zirve söz konusu olduğunda hangi siyasi görüşten olursak olalım ülkece üzerimize düşeni yapmalıyız. Dünyadaki önemli ülkeler ve devlet başkanlarını ağırlamak basit bir iş değil.”

“NATO Zirvesi günlük hayatımızı birkaç gün etkilemiş olabilir ancak ülkemiz için bu kadar önemli bir zirve söz konusu olduğunda hangi siyasi görüşten olursak olalım ülkece üzerimize düşeni yapmalıyız. Dünyadaki önemli ülkeler ve devlet başkanlarını ağırlamak basit bir iş değil.”

Keçiören’de oturan okuyucumuz da yolların kapalı olmasının hayatını olumsuz etkilemediğini çünkü evden hiç çıkmadığını yazdı

Bir başka okurumuz Ömer Dilmen de kendi deneyimini bizimle paylaştı. Dilmen, Sanayii yolunda konvoy geçişine denk geldiğini ve ortalama 30-40 dakika trafikte beklediklerini anlattı. Dilmen, Kızılay ve Tunalı Hilmi civarındaki işlerini ertelediğini........

© Medyascope