Altı pilli radyo – Yusuf İpekli Yazdı
Çocukluğumda radyo çok pahalı, pil panzehir gibi kıymetli olmasına karşın evimizden altı pilli radyomuz eksik olmazdı. Bu radyodan özellikle 13 ve 19 ajanslarını hiç kaçırmazdık. Hani ne derdi spiker “saat 13, şindi ajansları veriyoruz“. Arkasından rahmetli babamın deyimiyle hava labırı gelirdi ki, raporu nefes bile almadan öğrenirdik. Akşamları en büyük ablam radyo tiyatrosunu dinlerdi. Sabahları ise yöresel aşıkların tanıtıldığı programlar sayesinde güne güzel başlardık.
Bundan mıdır nedir bilmiyorum ama hayatım boyunca sıcak siyasete olmasa bile ülke gündemine karşı hep ilgi duydum. Her seçimde mutlaka kafama yatan adaylara veya onun partilerine oy vererek vatandaşlık görevimi en iyi şekilde ve bilinçli olarak yerine getirmeye çalıştım.
Ekonomi, kalkınma, basın, dernekler, bürokrasi, özelleştirme, iş, üretim, tarım, turizm, hayvancılık, yerel yönetimler, hükümet, meclis, partiler, liderler, eğitim, sağlık, sendikalar, seçim, bütçe görüşmeleri, sosyolojik yapı, kültür, atamalar, resmi gazete hatta hatta spor konusunda duyarlı olmaya özen gösterdim. İnternet çıkana kadar evime hep iki gazete........
