menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mezarım(ız)a Tükürecekler – Hakan Paksoy Yazdı

22 0
16.03.2026

Cumartesi günü çok erken kalkmış ve epeyce iş yapmıştım. Eve döndüğümde öğleye yakındı. Biraz uzanıp dinleneyim diye düşündüm. Şarkı dinlemek için bilgisayardan YouTube uygulamasını açtım. İlk açılan sayfadaki müzikleri dinlemek için çalıştırıp, elimde bir kitap kanepeye uzandım. Herhangi bir tercihim yoktu, sadece ilk eseri ben seçtim.

Kitap, Dr. Selim Erdoğan’ın “Hain-Mezarıma Tükürecekler” romanı idi. İki gün önce başladığım romanda kaldığım yeri açtım, okumaya başladım. Daha birkaç sayfa okudum okumadım ki… devam edemiyordum.

Selim Erdoğan hidrojeoloji mühendisi olmakla birlikte başka bir yola girmiş bir bilim adamı. Artık harp tarihçisi. Doktorası İstiklâl Harbi üzerine. İstiklâl Harbi’ni bütün yönleriyle araştırıyor, yazıyor ve anlatıyor. Bütün cepheleri ve kahramanları üzerine mercek tutuyor.

Yazıyor, kitapları var. Anlatıyor, YouTube sayısız video ile dolu.

Araştırıyor, adım adım savaş ve mücâdele coğrafyasını dolaşıyor. Bilinmeyen şehit mezarlarını bulup ortaya çıkarıyor.

Hani, “Bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı, / Düşün altında binlerce kefensiz yatanı” diyor ya İstiklâl Marşımız… Hani, “Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ” diyor ya… Selim Hoca da basmaya kıyılamaz o toprakları karış karış gezerek araştırıyor.

Savaşın hem görünen yüzüne hem arka planına bakıyor. Hem dâhi Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’e hem de o Dâhi’nin yanındakilere bakıyor…

Muhteşem komutanın ve bütün o büyük kahramanların hakkını teslim ederek, bugüne ve geleceğe anlatıyor.

“Hain-Mezarıma Tükürecekler”in kahramanı bir binbaşı. Ahmet Muhtar. Mondros Mütarekesi’nin ardından büyük bir kafa karışıklığı yaşamaktadır. Kafasının içinde yurtdışına çıkan İttihatçılarla, Enver Paşa’yla, Talat Paşa’yla ve diğerleriyle kavga etmektedir. İçinde........

© Medya Siyaset