Cumhuriyet’in tarihiyle hesaplaşma: “Terörsüz Türkiye” – Hakan Paksoy Yazdı
“Terörsüz Türkiye” diyerek devletimizi ve milletimizi bir yerlere götürüyorlar. Tam bir, “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” hâlindeyiz.
Mesela, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın, vatana ihanetten idam edilen Şeyh Sait için iade-i itibar istemesi böyle bir şey. İsteğini ifade ederken kurduğu cümleler de millî birliğe sıkılan kurşun gibi. “… Kürt sorununun birinci yüzyılı idamlarla başlamıştı. İkinci yüzyılını barış ve demokratik toplum paradigmasıyla [Terörsüz Türkiye H.P] başlatmanın imkânı önümüzde duruyor. Türkiye artık inkâr ve isyan ikileminden çıkmalı. Yüz yıl sonra bugün, geçmişin acılarından ders çıkarma zamanıdır.” (29 Haziran 2025)
Bakırhan’ın bu açıklamasında “Terörsüz Türkiye” müzakereleri çok açık görülüyor. Geçmişle hesaplaşma talebi ve Cumhuriyetimizin ilk yüzyılından farklı bir devlet ve egemenlik yapısı var.
Atatürk’süz bir tarih
Bu düşüncelere paralel görüşler AKP Genel Başkanı Erdoğan’da da çok görüldü.
Mesela, Türkiye Gençlik Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun (TGSP) düzenlediği (31 Mayıs 2025) 4. Gençlik zirvesinde yaptığı konuşmada Cumhuriyetin kuruluş dönemine ilişkin ifadeler çok açık. Gençlere, “Gelecek tasavvurumuz bu salonda vücut bulan ruhta yeniden diriliyor. Osman Gazi’nin rüyasını Fatih’le, Yavuz’la, Kanuni’yle buluşturan, kalbinde ay yıldızlı al bayrağımızı dalgalandıran sizlersiniz…” diyor. Bu gelecek tasavvurunda, gençler için verilen örnekler içinde devletimizin kurucusu Atatürk yok.
Konuşmasın devamında Cumhuriyetin kurucularına gönderme var.........
