Düşünen insan tehlikelidir
Çocuğu, kadını, hayvanı, doğayı, ağacı, denizi, adaleti, ahlakı, inancı, insanlığı, umudu, geleceği, vicdanı öldürüyorlar. Bütün bunlar olup biterken hâlâ birileri çıkıp “toplumsal çöküş”ten bahsediyor.
Sormak lazım: Toplum yaşıyor mu ki çöksün? Yaşadığımız şey bir kaza değil, bir ihmal değil, bir şanssızlık hiç değil. Bu, bilinçli ve nitelikli olarak uygulanan bir proje. Buna “komplo teorisi” diyen ya bu projenin bir parçasıdır ya da projenin ne kadar başarılı olduğunun en net kanıtıdır.
Her şey insanın düşünmesini engellemekle başlıyor. Düşünen insan tehlikelidir. O yüzden toplumun düşünmeye fırsatı olmamalı. O yüzden sabah programları var. Saatlerce süren, cinayetin, ensestin, aldatmanın, şiddetin bağıra çağıra reytinge çevrildiği programlar. Orada adalet aranmıyor. Orada toplumun ahlak eşiği, utanma duygusu, mahremiyeti sistemli bir şekilde düşürülüyor.
O yüzden mafya dizileri var. Her sezon aynı hikâye: Silahı olanın haklı olduğu, vicdanı olanın kaybettiği, merhametin zayıflık olarak gösterildiği hikâyeler. Çocuklarımıza rol model olarak çete liderleri, uyuşturucu baronları sunuluyor. Ahlaksızlık parlatılıyor, merhametsizlik güç, tahammülsüzlük, saygısızlık ve terbiyesizlik normalleştiriliyor.
İnsan sadece zihnen değil, bedenen de çökertiliyor. Bir yanda ne olduğu belirsiz, GDO’lu ürünlerle beslenen, protein eksikliğinden gelişemeyen bir nesil yaratılıyor. Diğer yanda açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insan.
Ekonomik buhran öyle bir noktaya getirildi ki, insanlar artık yarını değil, bugünü nasıl atlatırım diye düşünüyor. Kiramı nasıl öderim, borcumu nasıl çeviririm, çocuğuma ne yediririm telaşında.Aç insan düşünemez. Yorgun insan sorgulayamaz. Gelecek kaygısıyla boğuşan insan, olmayan adaleti, işlemeyen hukuku sorgulayamaz. Çünkü bütün enerjisi hayatta kalmaya harcanıyor. Bunun üzerine her saat başı çalkantılı siyaset, bitmeyen bir kavga, bitmeyen bir gerginlik ekleniyor.
Gündem bilerek hiç sakinleştirilmiyor. Her gün yeni bir düşman, her gün yeni bir tartışma bulunuyor. Toplum ilmek ilmek kutuplaştırılarak........
