menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dün tekstildi, bugün otomotiv, yarın ne olacak?

22 0
01.09.2026

Yıllar evvel yazdığım bir yazıda tekstil ve konfeksiyondaki tıkanıklıktan bahsederken şunu sormuştum: Bugün tekstil, yarın da otomotiv mi olacak?

O günlerde tekstil masalına inananlar, her ay açıklanan ihracat rekorlarıyla avunup sektördeki yapısal sorunları ve artan maliyetleri görmek istemediler. Devlet tribünlere oynadı, fason üretimle dünya devi olacağımızı zannettik. Sonuç ortada, yüksek enerji ve işçilik maliyetleri arasında sıkışıp kaldık. Markalaşamadığımız ve katma değer üretemediğimiz için de üretimimizi sessiz sedasız komşu ülkelere kaptırdık.

Oysa o yıllarda önümüzde çok net örnekler vardı. Güney Kore bizimle aynı şartlarda yola çıkmıştı ama onlar ucuza işçi çalıştırmaya ve fasona teslim olmak yerine markaya, tasarıma ve teknolojiye yatırım yapmayı seçti. Biz dikiş dikmeyi büyüme, parça başı üretim yapmayı sanayileşmek sandık. Onlar araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) ve patent işine girip küresel marka yaratırken biz asgari ücretin düşüklüğünü “rekabet avantajı” diye pazarlayan bir kafayla yola devam ettik. Ucuz emeğin ve zayıf kurun verdiği o geçici rahatlık, yapılması gereken dönüşümlerin hep ertelenmesi için harika bir bahaneydi. Kısa vadeli rakamlar parladıkça maalesef uzun vadeli körlüğümüz arttı.

Aradan onca yıl geçti, bir sürü yeni ihracat rekorlar kırıldı ama dış ticaretteki vizyonsuzluğumuzun zerre kadar değişmediğini üzülerek görüyorum.

Zamanında tekstile yüklenen o kurtarıcı sektör rolü epeydir otomotiv sektörünün omuzlarında. Sürekli ihracat şampiyonluğu manşetleri atılıyor, otomotivin toplam ihracattaki payı ballandıra ballandıra........

© Medya Günlüğü