menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-Çin ‘yönetilebilir çatışması’ ve Ankara’nın ‘kayıp pusulası…’

18 0
15.05.2026

Uluslararası siyasetin kaygan zemininde yine ironisi bol, ancak bir o kadar da “devlet aklı” kokan tarihi bir kavşaktayız.

Donald Trump, 2017’den bu yana, tam 8,5 yıl sonra yeniden Pekin’deydi. Mayıs 2026’daki bu ziyaret, Trump’ın uçağı dolusu “kapitalist” CEO’yu (Elon Musk, Tim Cook, Jensen Huang) yanına alıp, “komünist” Çinli liderlerle “Birlikte harika bir geleceğimiz olacak” nidaları eşliğinde masaya oturmasıyla sahnelendi.

Görüntü elbette vitrindir. Ancak vitrinin tırnak içindeki garabetini görmezden gelemeyiz: Cumhuriyetçi geleneğin İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa ettiği serbest ticaret (free trade) düzenini, yani GATT’tan DTÖ’ye uzanan o mimariyi bizzat tasfiye eden adam, bugün kurucusunun torunları adına “adil ticaret” (fair trade) masalıyla Pekin’de pazarlık yapıyor. Sosyalist Çin ise zaten epeydir gündem dışı; çünkü ortada sosyalizm değil, devlet pragmatizminin taçlandığı “devlet kapitalizmi” var.

Peki, Gök Tapınağı’nda “Bereketli Hasatlar İçin Dua Holü”nün önünde verilen o meşhur “uyum ve istikrar” pozunun, yani vitrinin arkasındaki mutfakta ne pişiyor?

Rakamların ve uçakların anlattığı hikâye

Meselenin hamasetle değil, matematikle anlaşılabileceği gerçeğinden yola çıkalım. Çin’in dış ticaretinde ABD, ihracatta yüzde 11’lik, ithalatta ise yüzde 5’lik bir paya sahip. ABD açısından ise Çin, hem ihracatta hem ithalatta ilk sıralara demir atmış durumda. Yani iki ekonomi birbirine fena halde muhtaç, ancak Çin’in bağımlılığı daha tek yönlü bir ihracat bağımlılığı.

İşte bu zorunlu birlikteliğin en somut........

© Medya Günlüğü