“Modernizmin Parıltısında Kaybolan İnsan”
“Modernizmin Parıltısında Kaybolan İnsan”
Modern çağın en büyük yanılgılarından biri, insanı tabiattan uzaklaştırırken bunu “ilerleme” adı altında kutsamasıdır. Bugün birçok insan, toprağa dokunmayı geri kalmışlık; hayvanla, doğayla, üretimle iç içe yaşamayı ise köylülük diye küçümsüyor. Oysa aynı insan, betonların arasında yalnızlaşmış bir hayatın içinde, modernliğin ona sunduğu yapay ritüelleri medeniyet sanıyor.
“Modernizm öyle bir şey ki; sizi köyde koyun çobanlığı yapmaktan utandırıp, parkta gezdirdiğiniz köpeğin pisliğini yerden poşetle toplamayı medeniyet diye gösterir.”
Bu söz aslında çağımızın büyük çelişkisini tek cümlede özetliyor. Çünkü modernizm, çoğu zaman hakikatin üzerini örtüp insana yeni bir kimlik inşa ediyor. Köyde sabahın ilk ışığında sürüsünü otlatan bir çoban; doğayı tanır, emeği bilir, sabrı öğrenir. Yağmurun kokusunu bilir, toprağın........
