“Anne-Babalık Bir Hak mı, Bir Ehliyet mi?”
Bir otomobil kullanmak için sınava girersiniz. Bir ev inşa etmek için proje onaylatırsınız. Bir mesleği icra etmek için yıllarca eğitim alır, diplomanızı duvara asarsınız. Ama bir insan yetiştirmek için… Hiçbir şey gerekmez. Ne ruhsat, ne psikolojik değerlendirme, ne pedagojik eğitim. Sadece biyolojik yeterlilik. Oysa dünyadaki en ağır sorumluluk, bir çocuğun kalbine ve zihnine dokunmaktır. Toplumda “herkes evlenmeli, herkes çocuk sahibi olmalı” gibi görünmez bir baskı vardır. Sanki yetişkinliğin nişanesi budur. Sanki hayatın tamamlanması için zorunlu bir aşamadır. Oysa çocuk sahibi olmak bir hak olduğu kadar büyük bir sorumluluktur; hatta çoğu zaman bir hak değil, bir emanet bilincidir. Hiç kimseye araba kullanma yetkisi sorgusuz verilmez; çünkü yanlış kullanım başkasına zarar verebilir. Peki yanlış ebeveynlik kaç çocuğun hayatına mal oluyor? Fiziksel şiddet, psikolojik baskı, değersizlik duygusu,........
