menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Reyting Uğruna Kültürün Tahribi: Mardin Üzerinden Bir Zihniyet Eleştirisi

7 0
monday

Reyting Uğruna Kültürün Tahribi: Mardin Üzerinden Bir Zihniyet Eleştirisi


“Bu yazı; emeğiyle ayakta duran, alın teriyle üreten emekçi hemşehrim,çatı imalatçısı TAHİR ÇELİK’in Mardin’e dair haklı serzenişlerinin bende uyandırdığı sorumluluk duygusunun bir ifadesidir.”

Bir şehir düşünün…
Binlerce yıllık hafızası olan, taşlarına dua sinmiş, sokakları ilimle yoğrulmuş bir şehir. Medreseleriyle, camileriyle, kiliseleriyle;
ilmin, inancın ve birlikte yaşama ahlakının sembolü olmuş bir şehir…
Ve şimdi o şehir, reyting uğruna yozlastirilan senaryoların arka fonuna indirgeniyor.
Bugün “tanıtım” adı altında Mardin’in ismi kullanılarak ekrana taşınan bazı yapımlar,ne yazık ki bu kadim şehrin kültürel kodlarıyla, inanç değerleriyle ve toplumsal ahlakıyla bağdaşmayan ilişkileri normalleştirerek sunulmakta;bunu da “turizme katkı” söylemiyle meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Oysa bu yaklaşım tanıtım değil, açık bir kültürel tahribattır. Reyting uğruna yapılan bir kültürel istismardır.

“Uzak Şehir” gibi dizilerde

Mardin; mistik görüntüler, taş evler ve dar sokaklar eşliğinde sunulurken, hikâyenin merkezine yerleştirilen sapkın ve çarpık ilişkilerle adeta kendi değerlerinden koparılmış bir dekor hâline getirilmektedir.
Oysa Mardin bir dekor değil, bir medeniyet merkezidir.

Taşından tarih, sokağından hikmet, sessizliğinden asalet akan Mardin, bu coğrafyanın sadece bir şehri değil, binlerce yıllık bir medeniyet birikiminin yaşayan hafızasıdır. Bu kadim şehir; senaryo masalarında kurgulanan ve kültürümüzle, inancımızla, insanî değerlerimizle bağdaşmayan ilişkiler ağının fonu hâline getiriliyor.


Evet “Tanıtım” ve “turizme katkı” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu yapımlar, gerçekte Mardin’i tanıtmamakta; aksine Mardin’in ruhunu örselemekte, kimliğini tahrip etmekte ve toplumsal hafızada telafisi zor yaralar açmaktadır.

“Uzak Şehir” dizisi üzerinden yapılan şey açıktır:
Mekân gerçek ama anlatılan hayat sahtedir.
Taş yerindedir ama yansıtılan ruh gerçek değildir.
Minare ve kilise görünürdür ama mana silinmiştir.
Reyting grafikleri yükselirken, kültürel ve ahlaki değerler sessizce aşağılarin aşağısına çekilmektedir.

Bir şehri tanıtmak, onun taş evlerini arka plan yapıp her türlü ahlaki çözülmeyi her türlü sapkın ilişkiyi, ve yozlaşmayı oraya yamamak değildir. Kültür; sadece mimari değildir. Kültür; inançtır, edep anlayışıdır, aile yapısıdır, komşuluk hukukudur, toplumsal sınırları ve sorumluluk bilincidir.
Mardin, tarih boyunca farklı inançların, mezheplerin ve etnik unsurların barış içinde yaşadığı ender şehirlerden biri olmuştur. Bu şehirde ihtilaf değil hikmet, çatışma değil denge, aşırılık değil itidal esastır. Ancak ekranlarda çizilen Mardin portresi; entrikanın, ahlaki sınır tanımazlığın ve yoz ilişkilerin merkeziymiş gibi sunulmaktadır. Bu, sadece bir senaryo tercihi değil;........

© Mardin Life