Şeytanın En Sinsi Tuzağı Vesvese
Bugün insanın en büyük imtihanlarından biri de gözle görülmeyen, fakat kalbe ve zihne tesir eden vesveselerdir.
Bazen de insanın kulağına çok masum bir düşünce gibi gelen bir fısıltı…
İşte mü’minin dikkat etmesi gereken mesele tam da burada başlıyor.
Çünkü şeytanın işi açıktan gelip “Ben seni günaha sokacağım.” demek değildir.
Onun işi, yanlışı doğru gibi göstermek; günahı küçük göstermek; iyiliği erteletmek ve insanı adım adım Rabbinden uzaklaştırmaktır.
Şunu unutmamak gerekir:
İlk insan Hz. Âdem -aleyhisselâm- ile başlayan şeytanın mücadelesi, kıyamete kadar devam edecektir.
Kur’ân-ı Kerîm’de şeytanın Allah Teâlâ’ya karşı nasıl kibirlendiği ve insanları saptırmak için nasıl yemin ettiği anlatılır.
“Ben de onların dosdoğru yolunun üzerinde oturacağım.”
Diyerek insanları farklı yönlerden saptırmaya çalışacağını söylemiştir.
Ve Hz. Âdem ile Hz. Havva validemizi de vesvese vererek yasaklanan ağaca yaklaşmaya yönlendirmiştir.
“Şeytan size apaçık bir düşmandır.”
Diye insanı uyarmıştır.
Demek ki mesele açık…
Şeytan bizim dostumuz değil, düşmanımızdır.
Fakat insanın dikkat etmesi gereken asıl husus şudur:
Şeytan insana zorla günah işletmez.
İnsanın elinden tutup onu zorla harama götürmez.
Sonra bahane buldurur.
Sonra “Bir kereden ne olacak?” dedirtir.
Sonra da insanın yaptığı yanlışı normalleştirmeye çalışır.
Kur’ân-ı Kerîm'de şeytanın kıyamet günü insanlara söyleyeceği sözler ibret vericidir:
“Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz.”(İbrâhîm, 22)
Dünyada insanın peşinden ayrılmayan şeytan, hesap gününde kendisine uyanlardan uzaklaşacak.
Demek ki bugün insanın peşinden gelen vesveselere güvenmenin sonu hüsrandır.
Şeytanın en büyük silahlarından biri de dünyayı olduğundan daha değerli göstermektir.
Rabbimiz onun sözünü:
“Yeryüzünde onlara günahları ve dünya tutkularını süslü göstereceğim.”(Hicr, 39)
Bugün de aynı meseleyle karşı karşıyayız.
“Biraz daha dünyaya bağlan…”
“İbadeti sonra yaparsın…”
“Sonra tövbe edersin…”
“Herkes böyle........
