menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mülk'ün Gerçek Sahibini Unutmamak

25 0
27.07.2026

Yerin sarsılmasıyla çöken sadece yapılar değildir; insanın kendine olan güveni, kibri ve dünyayı ebedî sanan anlayışı da ağır bir imtihandan geçer.Yerin bağrından yükselen o büyük sarsıntı; gaflete dalmış gönülleri de uyandıran ilâhî bir ikazdır. Ne var ki ne acıdır ki toz bulutu dağılıp hayat normale dönmeye başladığında, insan çoğu zaman aldığı dersleri de enkazın altında bırakmaktadır.

Her büyük felaketten sonra aynı soruyu soruyoruz: "Hiç mi ibret almadık?"

Oysa yıkılan yalnızca beton, demir ve tuğla değildir. Asıl yıkılan; insanın kendisini her şeyin sahibi zannetmesi, gücüne güvenmesi ve dünyayı ebedî bir yurt sanmasıdır.

Kur'ân-ı Kerim bize bu hakikati açıkça bildiriyor:

"Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Allah her şeye hakkıyla kadirdir."(Âl-i İmrân, 189)

İnsan ise çoğu zaman bu gerçeği unutarak sahip olduklarını kendisinin zannetmeye başlıyor. Oysa biz bu dünyada malik değil, emanetçiyiz. Sahip olduğumuz her nimet bize geçici olarak verilmiştir. Gerçek mülkün sahibi yalnızca Allahü Teâlâ'dır.

Bugün şehirlerimizi ayakta tutan kolonlardan önce, vicdanlarımızın kolonları çatlamıştır. İnşaatta yapılan hile ile ticarette yapılan sahtekârlık, verilen sözlerin tutulmaması, kul hakkının hiçe sayılması ve menfaat uğruna hakikatin göz ardı edilmesi aynı ahlaki çöküşün farklı........

© Maraş Gündem