Niye Gerçekleri Konuşamıyoruz?
Geçtiğimiz akşam Kahramanmaraş İstanbul Teknik Üniversitesi Mezunları Derneği İTÜ üyeleriyle birlikte sevgili dostumuz Serdar Erdoganyılmaz’ın Başkonuş Yaylası’ndaki misafiri olduk. Sohbet sırasında dostlarımızın bana yönelttiği ortak bir soru vardı:
"Bunu niye yazmıyorsun? Şunu niye konuşmuyorsun?"
Konuşsak : Ak Partili olurduk, Reisi savunmuş olurduk , Türkiye dün olduğu gibi bugün de gerçekleri söylemek zor , söyleyince tepki çekiyorsun !
Bu sorular beni yıllar öncesine götürdü. Gazetecilik mesleğine başladığım günlerden bugüne kadar yaşadığımız değişimleri düşündüm. Ve kendi kendime şu soruyu sordum:
Niye gerçekleri konuşamıyoruz?
Bugün genç nesillerin bilmediği bir Türkiye vardı. 1980'li ve 1990'lı yılların Türkiye'si korkularla yönetilen, çevresinde olup bitenlere çoğu zaman sessiz kalan bir ülkeydi. Yapılan soy kırımı ve katliyamlara sesi çıkmazdı , bir tek miting bile yapılamazdı !
O yıllarda dünya iki kutupluydu. Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri, diğer tarafta Sovyetler Birliği vardı. Türkiye ise bu iki büyük gücün arasında sürekli denge kurmaya çalışan, çoğu zaman çekingen davranan bir ülke görünümündeydi.
Sokaklarda yürümek, miting yapmak, fikir beyan etmek bugünkü kadar kolay değildi. İnsanlar konuşmaktan çekiniyor, birçok konu yüksek sesle dile getirilemiyordu. Boyalı Basın Gazeteler, televizyonlar ve siyaset kurumları üzerinde yoğun baskılar........
