menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Şehri Yaşamak ve Saraybosna

25 0
24.03.2026

Bir şehirde yaşamaktan ötedir bir şehri yaşamak. Yağmalanmış dikkatlerden kurtulup, bakışı derinleştirip bakılanı çerçeveleyerek yaşandığında bir şehir, farklılıklar görülmeye başlar. Gereksizler gözden uzaklaşır, önemlilerden ziyade değerliler ve derinlikli olanlar gözde yer etmeye başlar önce, sonra gönülde birer birer mekân tutar. Şehir, yavaş yavaş derinleşir. Şehrin mekânlarının metafizik uzamlarına dair bir pencere açılır belirlenen çerçeveden. Katman katman olur şehir, artık o şehirde yürürken adımlar sıradanlıktan çıkar ve itina ile atılır. Atılan her adıma edilen dikkat, alınan nefesteki rikkat gibi hayati hâle gelir. İşte bu farkındalıkla yaşandığında şehir, kendi derinliğini insana da intikal ettirip onu derinleştirir ve insan o şehir hakkında dertlenmeye başlar. Şehirle insan hemhâl olur. Merhum D. Mehmet Doğan ağabeyin ve kıymetli Abdulkerim Erdoğan’ın Ankara ile kurduğu hâldaşlığa benzer bu aynîleşme ve özdeşleşme.

Malumdur ki özellikle bizim tarihimizde, şehir tarihçiliği önemli bir yer tutar. Çünkü genel tarih askerî, siyasî ve iktisadîdir; yaşananlardan ziyade yazılandır. Üstelik iktidar odaklıdır ve resmidir. Ama şehir tarihinin odağında farklılıklar ve yaşanmışlıklar vardır. Her zaman daha sivildir. Acıdır, zordur, basittir ama samimidir. Kısaca şehir tarihçiliği daha insanîdir.

İşte bu ve daha nice sebeple, derinleşmek isteyen herkesin önce kendi şehrinden başlamak üzere bir şehri yaşaması, gündüzü ve gecesiyle soluması lazım. Ama illâki seher vakitlerini idrak etmesi gerek; şehrin bütün sihri o vakitlerde hissedilir. Bir de yılda bir gelen Ramazan ayında yaşamak lazım İslam şehirlerini. Düşünce ve duyguya tecelli etmiş inancın kültür olarak tezahürüne şahitlik edebilmek için… Ramazan’da da özellikle üç vakit vardır şahit olunması gereken: sabah namazı, iftar öncesi ve bir de teravih vakitleri… Bunlara şahitlik etmek hem şehrin özgünlüğünü hem de şehrin kültürden medeniyete sıçrama yapıp yapamadığını gözlemleme imkânı sunar.

2026 yılı Ramazan’ının son günlerinde üç gün için bir kez daha Sarajova yani bizim bildiğimiz şekliyle Saraybosna’yı ziyaret etme imkânımız oldu. Semerkant TV’nin daveti ile gerçekleşen bu ziyaret, şehri bir kere daha bir başka açıdan yaşamamıza vesile oldu. Gidenler bilirler ki........

© Maarifin Sesi