menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vakıf ve Eğitim

16 0
29.09.2026

Vakıf, İslâm medeniyetinin iyilikte tecessüm etmiş hâlidir. Özü tevhiddir. Tevhid, insanı yalnız bırakmayan, tabiatı sahiplenen, bütün canlıları kıymetli gören, yeryüzünü emanet bilen bir hayat nizamıdır. Bu sebeple vakıf, yalnızca bir malın hayra, iyiliğe tahsisi değildir. Vakıf, insanın elindekini Allah rızası için insanlığın hizmetine açmasıdır. Bir mülkün milletin malı hâline gelmesi, bir imkânın başkasının iyiliğine dönüşmesi, şahsî servetin toplumsal merhamete çevrilmesidir.

Tarih boyunca vakıflar, medeniyetimizin görünmeyen taşıyıcı sütunlarından biri olmuştur. Kamu eğitimciliğinin modern anlamda gelişmesinden çok önce medreseler, mektepler, kütüphaneler ve çeşitli eğitim müesseseleri büyük ölçüde vakıf imkânlarıyla ayakta kalmıştır . Çünkü bizim maarif anlayışımızda eğitim yalnızca dershane içinde gerçekleşen bir faaliyet değildir. Hayatın kendisi bir mekteptir. İnsan, hayatın her safhasında terbiye edilir. Sofrada, çarşıda, sokakta, camide, mahallede, yolculukta, komşulukta, alışverişte ve meslek hayatında şahsiyet kazanır.

Bu anlayışın en derin tarafı, eğitimi bilgi aktarımından çıkarıp insan inşasına bağlamasıdır. Sıra beklemek de bir terbiyedir. Toplu taşımaya binmek de bir terbiyedir. Yaşlıya yer vermek, emanete riayet etmek, israf etmemek, çevreyi temiz........

© Maarifin Sesi