Yetim Kavramlar: Nimet ve Rızık
Yazar Mustafa Özcan, “Arkası Kesilen Yetim Kavramlar” başlıklı makalesine “Zamanla bazı temel kavramlar unutuluyor ve üzeri külleniyor. Kullanılamaz hale geliyor. Biz de hatırladıkça bir yakınımızı kaybetmiş gibi oluyoruz.” cümlesiyle başlamış.
Üstadın yazılarını yıllardır takip ederim. O, bir konuyu ele aldığında kanaatini serdetmek yerine, kaynak eserlerden misaller getirir, nice âlimlerin sözlerini delil gösterir.
Üstad, birçoğumuzun okurken hoşlandığı ama yazarken hiç aklına getirmediği veya yazmaktan kaçındığı kelimelerin hamisidir. Yetim kelimelere bayram sevinci yaşatır. Onların elini bıraktığı vaki değildir. Her yazısında beni, elimi öpmeye getirmiş diye düşündüğüm birkaç yetim kelimeyle tanıştırır.
Üstad, toplumların sürekli dönüşüm geçirdiğini, eski kültürlerin etkisinin kaybolduğunu bilenlerden. Ama, unutulan kavramların hayatımızda boşluk ve burukluk bıraktığının da farkında.
Üstad bu kez ‘bereket’ ve ‘feyz’ kavramlarıyla çıkageldi. Bu kavramları unutursak, cennet çayırlarının yerinde büyük bir çöldür bize kalan. Çölü bir daha yeşertmek kolay mı? ‘Bereket’ ve ‘feyz’ kavramlarını unutan gönüldeki boşluğu nasıl dolduracağız? Hangi kelime o devasa boşluğu doldurur? Hem bereket hem feyz kavramının........
