Sosyal medyaya kilit: İfade alanı daralıyor
Sosyal medyaya T.C. kimlik numarasıyla giriş zorunluluğu, masum bir güvenlik önlemi kılığında servis ediliyor. Oysa bu hamle, özgür alan diye sunulan sosyal medya ortamına dev bir kilit vurmak anlamına geliyor.
Her otoriter kısıtlamanın sığındığı o liman yine sahneleniyor: "Çocuklarımızı korumalıyız." Elbette korumalıyız. Ancak çocukları korumanın yolu, 85 milyonun ensesine bir dijital takip cihazı takmak olmamalı. Dijital zorbalıkla mücadele eğitimle, denetimli algoritmalarla ve aile bilinciyle olmalı; vatandaşın mahremiyetini rehin alarak değil.
Koruma söylemi, kontrol gerçeği
Dünya siyaset tarihine bakıldığında bu örüntüyü açıkça görebiliriz. En kapsamlı gözetim sistemleri, en masum gerekçelerle inşa edilmiştir. Gizlilik yasaları terörle mücadele adına delinmiş, posta denetimleri ulusal güvenlik maskesiyle meşrulaştırılmıştır. Sosyal medya kimlik zorunluluğu da bu zincirin son halkası olma riski taşıyor.
Her fırsatta dile getirdiğim gibi, çocuklarımızı gerçekten korumak isteyenler, Finlandiya veya Hollanda gibi okullarda medya okuryazarlığını zorunlu müfredata eklemeli, algoritmaları şeffaflığa zorlamalı, ebeveynlere kullanıcı dostu denetim araçları sunmalıdır. Bunlar yerine tercih edilen yol ise kitlesel kimlik denetimidir.
Anonimlik bir suç sayılacak
İnternetin ruhu anonimlikten beslenir. İnsanlar bazen yalnızca kendileri olabildikleri için, baskıya maruz kalmadan ses çıkarabildikleri için bu mecralara gelirler. T.C. kimlik numarasıyla girilen bir dünyada bu özgürlük alanı hızla daralır.
Mizah ölür…Yarın bir paylaşım yüzünden kapısının çalınacağını bilen biri hiciv yapmayı bırakır.
Eleştiri susar… Her beğeni bir imza olursa kamuoyu denetimi yerini alkış tufanına bırakır.
Oto-sansür başlar… İnsanlar düşüncelerini değil, sakıncalı bulunmayacak cümleleri paylaşır.
İzlendiklerini bilen insanlar için gözetim, özgürlüğü doğrudan yasaklamadan da öldürebilir.
Veri güvenliği: Dev bir siber saatli bomba
Bununla birlikte daha çok yakın zamanda milyonlarca vatandaşın bilgilerinin panel sitelerinde satıldığı gerçeğiyle yüzleşmiş iken; şimdi tüm sosyal medya hareketlerimizi, beğenilerimizi, siyasi eğilimlerimizi ve özel yazışmalarımızı tek bir kimlik numarasına bağlayıp merkezi sistemlere teslim etmemiz isteniyor.
Olası bir veri sızıntısında yalnızca şifremiz çalınmayacak; kimliğimiz, adresimiz ve on yıllık dijital yaşamımız aynı anda korsanların eline geçecek. Bu, bir toplumun mahremiyetini altın tepside siber suçlulara sunmaktır. Üstelik bu........
