menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni çıkarılan Milli Parklar Yasası'nın ekolojik etkileri

15 0
29.03.2026

Milli parklara ilişkin düzenlemeleri de içeren yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Mart günü kabul edildi. Bu düzenleme kâğıt üzerinde "kamu yararı" ve "koruma" hükümlerini taşısa da, milli parklarda altyapı projelerine izin vermekte, yeni açılacak turistik tesislerin kişi veya özel şirketlerce uzun süreli çalıştırılmalarına imkân sağlamaktadır.

Milli parklar, doğayı, biyolojik çeşitliliği ve hassas olan ekosistemleri korumak amacıyla oluşturulmuş özel statülü alanlardır. Bir ülkenin doğal mirası olan milli parklarda sadece bugünün değil, gelecek kuşakların da hakkı vardır.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) milli parkları "Bir veya birden fazla ekosistemin ekolojik bütünlüğünü bugün ve gelecek nesiller için korumak, doğal çevrenin işgalini ve sömürülmesini engellemek ve çevreye uyumlu biçimde bilim, eğitim, rekreasyon ve ziyaretçi aktivitelerinin gelişimini tesis etmek amaçları için ayrılmış (kara/deniz) doğa parçaları" olarak tanımlamaktadır.

Bu alanların temel amacı, ekonomik kazanç sağlamak değil, doğal ekosistemi ve biyolojik çeşitliliği gelecek nesillere bozulmadan aktarmaktır. İnsan nüfusunun artışı ile birlikte doğal kaynakların aşırı tüketimi ve tahribatı süreç içinde çevre duyarlılığını artırmış, ilerleyen dönemde doğanın planlı bir yönetim planı ile korunması anlayışı öne çıkmıştır.

Türkiye'de milli parklar

Ülkelerin gelişmişlik düzeyi, millî parklardaki yönetim planlarının başarılı olmasında ve yaşanılan doğal ortamın korunmasında etkilidir. Az gelişmiş ülkelerin çoğunluğu, toplumun düşük seviyedeki eğitimi, siyasi iktidarın tutumu, ülkeye özgü yasalar ve zayıf ekonomilerinden dolayı milli parklara ilişkin planlama ve uygulamalarında başarılı olamamaktadır.

1872 yılında ABD'de Yellowstone Milli Parkı'nın ilanı ile başlayan "milli park" kavramı, Türkiye’de ilk kez 31 Ağustos 1956 yılında yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında belirlenmeye çalışılmıştır. 1958 yılında ise ilk milli park olan Yozgat Çamlığı Milli Parkı kurulmuştur.

09.08.1983 tarihinde de 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun 2. maddesinde milli parklar, "bilimsel ve estetik bakımından, millî ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçaları" olarak tanımlanmıştır.

2025 resmî verilerine göre Türkiye'deki milli park sayısı 50'ye yükselmiştir. Bazı milli parkların (Kazdağı Milli Parkı) sınırları içindeki alanlarda altın, gümüş, bakır gibi metallerin üretimine yönelik ruhsatların verilmesi, bölgede siyanür kullanımını artırmış, yoğun miktarda su tüketilmiş ve ormanlardaki ağaç kesimleri de devam etmiştir. Bu durum aynı ekosistem içindeki Kazdağı Milli Parkı'nı dolaylı değil, doğrudan etkilemiştir. Bu bölgedeki çevre katliamına karşı çevrecilerin protesto eylemleri de yıllardır devam ediyor.

Milli parklar yapılaşma alanı değildir

Yeni yasa düzenlemesinde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, millî parklar ve tabiat parklarında koruma alanları için yapılacak uzun devreli gelişme planı ve yönetim planının, yerel yönetimlerin, ilgili uzmanların ve STK'ların görüşleri alınıp hazırlanacağı ifade........

© Kısa Dalga