menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karanlığa rağmen yürüyebilenlerin gücü

4 0
previous day

UMUT: Görünmeyen Dayanıklılık

Umut, her şey yolundayken değil; hiçbir şey yolunda değilken ayakta kalabilme hâlidir.

Umut çoğu zaman yanlış anlaşılır. Onu, iyimserlikle ya da her şeyin iyi olacağına dair bir beklentiyle karıştırırız. Oysa umut, bir beklenti değil; bir duruş biçimidir.

İnsan bazen hiçbir şeyin düzelmeyeceğini düşünebilir. Koşullar ağırlaşabilir, yollar kapanabilir, belirsizlik artabilir… Ama buna rağmen yürümeye devam ediyorsa, işte orada umut vardır.

Umut, sonucu garanti etmez.Ama yürümeyi mümkün kılar.

İyileşmenin Son Halkası

Onarım yarayı kapatır; umut ise yeniden yürümeyi başlatır.

Toplumsal iyileşme hattının son adımı olarak umut, önceki tüm süreçlerin birikimiyle ortaya çıkar.

Dayanışmayalnız olmadığını hissetmek

Empati: anlaşıldığını bilmek

Uzlaşı: birlikte kalmayı seçmek

Onarım: yarayı iyileştirmek

Ve tüm bunların ardından…

Umut: yeniden başlayabilmek

Umut, iyileşmenin sonucu değil; devamıdır.

Gelecekle Kurulan Bağ

Umut yoksa gelecek bir plan değil; bir boşluk olur.

Bir toplum geleceğini konuşabilir, planlar yapabilir, hedefler koyabilir. Ancak umut yoksa, bu planlar bir anlam taşımaz.

Çünkü umut, geleceğe dair kurulan ilişkinin duygusal temelidir.

İnsan, yarının mümkün olduğuna inanmadığında, bugünü de anlamlandıramaz. Bu nedenle umut, yalnızca ileriye değil; bugüne de güç verir.

Kırılgan Ama Vazgeçilmez

Umut en güçlü duygudur; çünkü en kırılgan olandır.

Umut kolay kurulan bir şey değildir. Hele ki kırılmalar yaşamış, güven kaybı yaşamış, adalet duygusu zedelenmiş toplumlarda…

Umut, yeniden inşa edilmesi gereken bir şeydir.

Ama tam da bu yüzden değerlidir.

Çünkü kırılgan olan her şey gibi, umut da korunmayı, beslenmeyi ve paylaşılmayı ister.

Umut, bilinmeyene rağmen yön seçebilmektir.

Felsefi açıdan umut, insanın varoluşsal cesaretidir. İnsan, geleceği tam olarak bilemez. Ama buna rağmen bir yön seçer, bir yol çizer ve o yolda yürümeye devam eder.

Bu, yalnızca aklın değil; aynı zamanda inancın ve iradenin bir sonucudur.

Bu yüzden umut, pasif bir bekleyiş değil; aktif bir tercihtir.

Umut, bir toplumun en son kaybettiği ve yeniden kazandığında her şeyi değiştiren şeydir. Çünkü umut varsa, yol vardır; yol varsa, hareket vardır; hareket varsa, gelecek mümkündür.

Bu yüzden mesele, her şeyin iyi olacağını düşünmek değil; her şeye rağmen iyi bir şeyler kurabileceğine inanmaktır.

Ve belki de tarih bir gün şunu yazacaktır:Umudunu koruyan toplumlar, karanlığın içinde bile yönlerini buldu.


© Kıbrıs Postası