menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gençliğin aynasında bir ülke!

17 6
16.01.2026

MERT MAPOLAR’IN KÖŞE YAZISINI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bir akşamüstü, valizini yatağın kenarına koymuş bir gencin sessizliği, anlatır aslında her şeyi. Gitmek istemez; ama kalmanın da artık bir karşılığı yoktur. Diploması vardır, umudu vardır, bu topraklara dair bağı da hâlâ güçlüdür. Fakat kapalı kapılar, belirsiz yarınlar ve sürekli ertelenen hayat planları, o sessizliği daha da ağırlaştırır...

İşte bugün KKTC gençliğinin hikâyesi, tam olarak bu noktada başlıyor: Gitmekle kalmak arasında sıkışmış, sözlerle avutulmuş, ama çözümlerle hiç buluşturulmamış bir kuşağın hikâyesi.

KKTC'de tarihin en geniş katılımlı gençlik kongresinden çıkan tablo, bireysel şikâyetlerin ötesinde, derin ve sistemsel bir kırılmaya da işaret ediyor. Genç işsizliğinin herkes tarafından tartışmasız bir sorun olarak kabul edilmesi, aslında ülkedeki ekonomik ve yönetsel yapının, gençleri dışarıda bıraktığının açık göstergesidir. Üniversite mezunu sayısı artarken istihdam alanlarının daralması, kamu ile özel sektör arasındaki dengesizlik ve bağlantı temelli işe alımlar, gençlerin emeğini değersizleştiren bir düzenin sürdüğünü gösteriyor. Otuz yaşına gelmiş olmasına rağmen, ailesiyle yaşamak zorunda kalan genç profili, yalnızca ekonomik bir sıkışmışlığı değil, geciktirilmiş bir hayatı da temsil ediyor.

Kamuya duyulan güvensizliğin merkezinde ise liyakat sorunu duruyor. Gençlerin tamamının liyakatsizliğin kamu hizmetlerinin kalitesini düşürdüğünü düşünmesi, tesadüf değildir. Torpil, sadece bir işe girme meselesi olmaktan çıkmış, devletle vatandaş arasındaki bağı zedeleyen temel bir adaletsizlik duygusuna dönüşmüş durumda. Şeffaflıktan uzak karar alma süreçleri, hesap vermeyen yapılar ve fırsat eşitsizliği, özellikle genç kadınlar için daha da derin bir dezavantaj yaratıyor. Bu tablo, “çalışırsam başarırım” inancını aşındırıyor; yerine, “doğru bağlantım yoksa bir anlamı yok” düşüncesini tam da odak noktasına yerleştiriyor.

Zorunlu askerlik meselesi ise, gençliğin gelecekle kurduğu bağı, doğrudan etkileyen bir başka kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Süresinden belirsizliğine kadar askerlik, genç erkeklerin eğitim, kariyer ve özel hayat planlarını askıya alan bir gölgeye dönüşmüş durumda. Psikolojik etkilerinin bu denli yüksek........

© Kıbrıs Postası