İktisatçının kusurlu terazisi
Alfred Marshall 1890’da iktisatçının ölçüm aracının “kaba ve kusurlu” olduğunu yazmıştı. Ama aynı terazinin iktisadı diğer sosyal bilimlerden daha kesin hale getirdiğini de söylüyordu.
Araç kusurluydu. Ama vazgeçilmezdi.
Kuzey Kıbrıs’ta son dönemde bunun tam tersine giden tuhaf bir argüman yerleşti:
Resmi istatistiklerin kusurları var. Ama kusurlu olmak, işe yaramaz olmak demek değil. Hele bundan ciddi bir ekonomi programı yapılamayacağı sonucu hiç çıkmıyor.
Belirsizlik, ekonomi politikasının önündeki istisnai bir engel değil, ekonomi politikasının normal çalışma koşulu. Hükümetler bütçe hazırlarken gelecek yılın büyümesini bilmez. Merkez bankaları faiz kararı verirken altı ay sonraki enflasyonu bilmez. Konut politikası yapılırken nüfusun, maliyetlerin ve talebin nasıl değişeceği tam olarak bilinmez.
Bütün rakamların kesinleşmesini beklerseniz, karar vermek için çok geç kalırsınız.
Siyaset, bütün bilgiler elde edildikten sonra doğru düğmeye basma işi değildir. Yönetmek, bilgi eksikken karar verme sorumluluğunu üstlenmektir.
Üstelik resmi istatistiğe güvenmemekle hiçbir şey bilmemek aynı şey değil. Bilgi ya vardır ya yoktur diye düşünmek, ekonominin nasıl çalıştığını yanlış anlamaktır. Bir göstergeye güvenmiyorsanız başka bir göstergeye bakarsınız. Sonra ikisini üçüncüsüyle karşılaştırırsınız. Hiçbiri gerçeğin tamamını vermez. Ama birlikte karanlığı azaltırlar.
Somut bir örneğe bakalım.
Aşağıdaki grafik, 101evler.com ilan verilerinden hareketle metrekare fiyatının son birkaç yıldaki seyrini........
