menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

DEĞERLİ TUFAN HOCAM, BU OYUNU GÖRÜN!

5 0
28.09.2026

Sayın Cumhurbaşkanı, Değerli Tufan Hocam;

New York’taki son gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki Kıbrıs konusunda mesele yalnızca “çözüm istemek” değildir.

Mesele, nasıl bir çözüm istendiğidir.

Ve daha önemlisi, o çözümün Kıbrıs Türk halkını nereye götüreceğidir.

BM’nin Kıbrıs sorunundaki mevcut zemini bellidir.

Rum tarafının hedefi de bellidir.

Crans-Montana’da kalınan noktadan yeniden başlayacak bir süreç…

İki toplumlu, iki bölgeli federasyon…

Türkiye’nin etkin ve fiilî garantisinin sona erdirilmesi…

Türk askerinin adadan çekilmesi…

Ve sonunda KKTC’nin ortadan kaldırılması.

İşte benim itirazım tam da buradadır.

Böyle bir sürecin sonunda Kıbrıs Türk halkının elde edeceği statü ne olacaktır?

Yoksa bugün uluslararası alanda “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanınan ve fiilen Rumların kontrolünde bulunan devlete eklemlenecek bir toplum mu?

Sayın Cumhurbaşkanı, Değerli Tufan Hocam;

Bu sorulara açık cevaplar verilmeden masaya oturmanın Kıbrıs Türk halkına kazandıracağı ne vardır?

Daha da önemlisi, karşı tarafın davranışlarına bakınız.

Bir taraftan “güven yaratıcı önlemler” deniliyor.

Diğer taraftan Kıbrıs Türk tarafının uluslararası temaslarından rahatsız olunuyor.

New York’taki son gelişmelerde, Rum tarafının yabancı diplomatlara Kıbrıslı Türk yetkililerle görüşmemeleri yönünde girişimde bulunduğu dahi ortaya çıktı.

Sizin dünyayla görüşmenize dahi tahammül edemeyenlerle hangi güveni inşa edeceksiniz?

Kıbrıs Türkünün sporuna engel çıkarılırken hangi güvenden söz edeceğiz?

Ekonomik ve uluslararası izolasyon devam ederken hangi ortak gelecekten bahsedeceğiz?

Kıbrıs Türk halkının ayrı siyasi iradesinin görünür olmasına dahi karşı çıkılırken hangi siyasi eşitliği kuracağız?

Güven sözle kurulmaz.

Güven........

© Kıbrıs Gazetesi