Güneye bakıyorum, dinliyorum, okuyorum ve KONUŞUYORUM (3)
Kıbrıs’ın geleceği, acıları yarıştırmakla kurulamaz…
Öncelikle şu gerçeği teslim edelim…
Sadece insanların değil, bu dünyadaki tüm canlıların yaşama hakkı vardır.
Ancak insanlık tarihi bize gösteriyor ki insanlar, kendileri için tehdit veya sıkıntı olarak gördükleri canlı türlerini uzaklaştırmayı, kontrol altına almayı, hatta yok etmeyi tercih edebiliyor. Sağlıklı yaşamı korumak adına bazı canlıların feda edilmesi gerektiği düşüncesi de zaman zaman kabul görüyor.
Canlıya saygı temelinde yaklaştığımız zaman bu çelişkiyi anlamak daha kolaydır.
İnsan, kuşkusuz yeryüzünün en gelişmiş canlısıdır. Aklıyla, teknolojisiyle, üretim gücüyle diğer canlılardan ayrılır. Peki insanı farklı kılan yalnızca bunlar mı? Ne yazık ki hayır.
Hiçbir canlı türü, kendi türünü yok etmek için insan kadar organize çalışmaz. Hiçbir canlı, öldürmeyi bilimsel yöntemlerle geliştirmez.
“Savunma sanayi” denilen kavram kulağa yumuşak geliyor.
Ancak gerçeği söylemek gerekirse savunma sanayi aynı zamanda savaş sanayisidir.
Savaşın en temel hedefi ise karşı tarafı etkisiz hale getirmek, yani düşmanı yok etmektir.
Üniformalı askerler ilk hedef olarak görülür. Fakat savaş borazanı çalmaya başladıktan sonra ne kadın tam anlamıyla korunabilir, ne çocuk, ne de yaşlı.
İnsanlığın en karanlık sayfaları tam da burada yazılır.
Bugün gündemde olan........
