Masada eşitlik, masa dışında hiyerarşi – 3
Dizinin ilk iki yazısında, Beşparmak Düşünce Grubu’nun 11 Eylül 2026 günü düzenlediği panelin tarih ve hukuk ayağını ele almıştım. Bu yazıda Millî Savunma Üniversitesi Atatürk Stratejik Araştırmalar ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü öğretim üyesi Dr. İlkay Türkeş Yuşan’ın sunumuna geçiyorum. Türkeş Yuşan, egemen eşitlik meselesini tarih ve hukuk alanından alıp adanın çevresinde her geçen gün ağırlaşan güvenlik tablosunun içine yerleştirdi… *** Türkeş Yuşan’a göre Doğu Akdeniz artık yalnızca bir deniz yetki alanları uyuşmazlığının sahnesi değildir. İran ile İsrail arasındaki doğrudan çatışma başta olmak üzere Gazze ve Lübnan cephelerinde yaşanan gelişmeler, bölgeyi bir “güvenlik ekosistemi”ne dönüştürmüştür. EastMed boru hattı ile Great Sea Interconnector gibi projeleri, Türkiye’nin dışında bırakıldığı Doğu Akdeniz Gaz Forumu ile birlikte okuyan konuşmacı, bu girişimleri enerji başlığı altında kurulan bir güç ve ittifak yapılanmasının parçaları olarak değerlendirdi. Rum yönetiminin enerji diplomasisini, Türkiye’yi dışlayan bu yapılar içinde konumunu tahkim etmenin aracı olarak kullandığı tespiti de dikkat çekiciydi. Sunumun en çarpıcı bölümü, Rum yönetiminin askeri ilişkilerine dairdi. Türkeş Yuşan, ABD ve Fransa başta olmak üzere Yunanistan ile İsrail’le geliştirilen askeri ve güvenlik iş birliğinin Kıbrıs’ı çevresindeki çatışmalardan korumadığını, tam tersine adayı bölgesel rekabetin içine çektiğini vurguladı. İngiliz üslerinin bölgesel operasyonlarda kullanılması ve Rum yönetiminin yabancı güçlere sağladığı askeri imkânlar karşısında ortaya çıkan tabloyu “adayı adeta bir cephaneliğe çevirmek” sözleriyle tarif etti. Bu tespit, 1 Mayıs 2026 tarihli “Kıbrıs’ta militarizasyon ve vekâlet savaşlarının gölgesi” başlıklı yazımda dile getirdiğim kaygılarla birebir örtüşmektedir. Aynı şekilde 17 Nisan 2026 tarihli yazımda “vekâlet yanılgısı” olarak nitelediğim tutum, Rum yönetiminin kendi güvenliğini dış aktörlerin bölgesel hesaplarına ipotek ettirmesinden başka bir şey değildir. ABD’nin 1987’den bu yana Kıbrıs’a yönelik uyguladığı........
