Reha Muhtar'ın vefatını derin bir üzüntü ile öğrendim
Bazı insanlar yaşarken bir dönemi anlatır.
Bazı insanlar ise bir dönemin kendisi olur.
Bugün Türk basını, Türk televizyonculuğu ve Türk haberciliği yalnızca bir gazeteciyi değil, kritik bir dönemi de kaybetti.
Reha Muhtar artık aramızda değil.
Bu cümleyi yazmak bile insanın yüreğini sızlatıyor.
Çünkü Reha Muhtar denildiğinde akla sadece bir haber sunucusu gelmiyordu. Bir ses geliyordu. Bir duruş geliyordu. Bir ekran hâkimiyeti geliyordu. Bir haber bülteninin milyonları ekran başına kilitlediği yıllar geliyordu.
Bugün televizyon ekranlarında yüzlerce haber sunucusu görebilirsiniz.
Ancak çok azı hatırlanır.
Çok azı bir neslin hafızasına kazınır.
Reha Muhtar, işte o isimlerden biriydi.
Hatta belki de en önde geleniydi.
1990'lı yılların Türkiye'sini hatırlayan herkes bilir.
Akşam saatlerinde televizyonlar açılırdı.
Milyonlar ekran karşısına geçerdi.
Ekranda kendine has üslubu, mimikleri, vurguları ve enerjisiyle Reha Muhtar olurdu.
O yalnızca haber okumuyordu.
Haberi yaşıyor, yaşatıyor ve izleyiciye hissettiriyordu.
Kimi zaman eleştirildi.
Kimi zaman tartışıldı.
Kimi zaman çok konuşuldu.
Ama hiçbir zaman sıradan olmadı.
Sıradan olmak zaten onun karakterine son derece aykırıydı.
Türkiye'nin medya tarihinde bazı isimler vardır.
Onlar yalnızca görev yapmazlar.
Mesleklerinin sınırlarını değiştirirler.
Reha Muhtar da tam olarak bunu yaptı.
Haber sunuculuğunu farklı bir boyuta taşıdı.
Televizyon haberciliğine kendi imzasını........
