menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çikolatayı açan anne mi suçlu, yoksa vicdanını kapatan zincir marketler mi?

10 0
14.06.2026

Bir süpermarkette yaşanan olay günlerdir tartışılıyor.

Ağlayan çocuğunu susturmak isteyen bir anne, raftan aldığı çikolatayı açıp çocuğuna veriyor. Kasaya geldiğinde ise bazılarına göre büyük bir suç işlemiş oluyor. Çünkü ürün henüz kasadan geçmemiş. Barkodu henüz okutulmamış.

Birkaç dakikalık zaman farkı bazı insanların gözünde bir anda "hırsızlık" tartışmasına dönüşüyor.

Peki gerçekten öyle mi?

Gerçekten burada tartışılması gereken şey bir çikolata mı? Yoksa insaniyeti unutup yalnızca kuralları konuşan bir anlayış mı?

Çünkü bazen küçücük görünen olaylar, koca bir toplumun aynasına dönüşür.

DEVASA ZENGİNLİĞE ULAŞINCA HIRSIZLIK GÖRÜNMEZ Mİ OLUYOR?

Bir çocuk ağlıyor. Bir anne çaresiz kalıyor. Bir çikolata açılıyor. Saklanmıyor. Kaçırılmıyor. Gizlenmiyor. Kasaya götürülüyor. Parasının ödeneceği açıkça ortada.

Ama buna rağmen bazı insanlar doğrudan "hırsızlık" hükmü veriyor.

İnsan ister istemez düşünüyor:

Bu ülkede “hırsızlık” kelimesi gerçekten herkes için aynı anlamı mı taşıyor?

Çünkü konu sıradan insanlar olduğunda son derece sert kullanılan kavramlar, konu büyük yapılar olduğunda bir anda ortadan kayboluyor.

Mahalle esnafı yıllar boyunca kapanırken... Binlerce küçük işletme rekabet edemez hale gelirken... On binlerce aile ekonomik olarak ayakta kalma mücadelesi verirken...

Kimse aynı öfkeyi göstermedi. Kimse aynı hassasiyeti göstermedi. Kimse ekranlara çıkıp günlerce vicdan dersi vermedi.

Ama bir çocuğun elindeki çikolata günlerce tartışılabiliyor. Asıl gariplik burada başlıyor.

MAHALLE VE SOKAK ARASI BAKKALLARIN KÖKÜNE KİBRİT SUYU DÖKÜLDÜ

Bir zamanlar her mahallenin bir bakkalı vardı. Mahallenin hafızasıydı. Mahallenin güveniydi. Mahallenin dayanışmasıydı. Parası olmayanın “veresiye” yazdırdığı yerdi. Mahallede her çocuğun adının ve ailesinin bilindiği yerdi. 

İnsanların birbirine yabancı........

© Kayseri Gür Haber