menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Afrika’nın kalbindeki altın hançer

23 0
12.04.2026

Dünya, ışıltılı mücevher mağazalarının vitrinlerine, merkez bankalarının sterilize edilmiş altın külçelerine hayranlıkla bakarken; o parıltının gerisinde, toprağı kanla sulanmış, tabiri caizse çocuklarının açlıktan nefesi kokan devasa bir kıta can çekişiyor. 

Bugün modern dünyanın "gelişmişlik" masalı, aslında tek bir gerçeğin üzerine inşa edilmiştir: Afrika’nın sistematik olarak yağmalanması.

Afrika aç değil, Afrika fakir değil; Afrika aslında yıllardır soyuluyor. Hem de saniyelerle yarışan bir vahşetle.

MODERN SÖMÜRGECİLİĞİN GİZLİ MİMARLARI

Eskiden sömürgecilik gemilerle, toplarla, tüfeklerle yapılırdı. Bugün ise takım elbiseli bürokratlarla, uluslararası anlaşmaların satır aralarıyla ve karmaşık finansal sistemlerle yapılıyor. Afrika’nın altınını, elmasını, kobaltını ve uranyumunu çalanlar artık sadece bayrak dikmiyor; onlar başkentlerdeki borsalarda rakamlarla da oynuyorlar.

FRANSA: BATI AFRİKA’NIN GÖLGE SAHİBİ

Fransa, "Fransız Afrikası" (Françafrique) doktriniyle kıtanın iliğini sömürmeye devam ediyor. 14 Afrika ülkesinin rezervlerini Fransız Merkez Bankası’nda tutmaya zorlayan bu sistem, sömürgeciliğin en arsız halidir. Mali, Nijer ve Burkina Faso gibi ülkeler dünyanın en zengin altın yataklarına sahipken, halkı günde ortalama 1 doların altında yaşıyorsa, bu bir kader değil; Paris merkezli bir operasyondur.

İSVİÇRE VE BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ: ALTININ "AKLANDIĞI" DURAKLAR

Resmi kayıtlarda Afrika’nın altınını en çok çalan değil, en çok "alan" olarak görünen bu ülkeler, aslında devasa bir kaçakçılık ağının merkezinde yer alıyor. Sudan’dan, Kongo’dan, Gana’dan kayıt dışı çıkan tonlarca altın, Dubai üzerinden dünyaya "yasal altın" olarak servis ediliyor. Yılda yaklaşık 30 ila 50 milyar dolar değerindeki altının Afrika’dan yasa dışı yollarla........

© Kayseri Gür Haber