Okumadan imzalama olgunluğu
‘Çerçeve yasa’ dediğimiz düzenleme bir af yasası mı?
Şimdiye kadar gördüğümüz af yasalarının çoğu ‘af değil’ denilerek Meclis’ten geçirildi.
Şu hâlde bu düzenlemeye de ‘af değil’ diyerek başlayabiliriz.
Yasayı yapanlar kelimelerin üzerinde neden bu kadar çok duruyorlar? Aynı kapıya çıkmıyor mu?
Af, erteleme veya indirim. Şu anda yürürlükte olan infaz yasasını hatırlayın. Adam suç işliyor, yatarı 2,5 yıldan azsa yatmıyor. Suça maruz kalan mesela ağzı burnu dağıtılan vatandaş yediği dayakla kalıyor.
(Yanlışlık yapmayalım, yakın zamanlarda ‘cezasızlık algısı’nı düzeltmek için cezanın onda birini yatma zorunluluğu getirildi. Yani birkaç hafta yatıyorlar.)
Kelimelerin ve kavramların üzerinde bu kadar çok durmakta haklılar.
Kürt sorunu ve bu sorunun tezahürlerinden biri olan terör sorunu Türkiye’nin en nazik sorunu.
Canı yanmış olan insanlarımız var. Ocağı sönmüş olan insanlarımız var.
İşlerin, o insanların hisleri göz ardı edilmeden yürütülmesi lazım.
Çerçeve yasayı milletvekillerine göstermeden imzalatmak böyle bir hassasiyetin parçası mı?
Birkaç saat sonra ya da ertesi sabah herkesin okuyabileceği bir metni vekillere okutmamanın böyle bir hassasiyetle ilgisi olamaz.
Ben gönderiyorum, sen gözünü kapat, imzanı at.
Tamam abi, madem sen gönderdin........
