menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye ve İran

385 0
18.03.2026

Türkiye, iki haydut devletin İran’a yaptığı saldırıya karşıdır. Fakat bunun için aktivist bir tavır takınmıyor. İran uğruna ABD ile, hele de Trump gibi dengesiz bir otokratla takışmak istemiyor.

Cumhurbaşkanı dün “İsrail bölgeyi felakete sürüklüyor” dedi. Amerika?.. Ona söz yok.

İktidarın ortağı MHP lideri Bahçeliye göre ise:

"Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir."

Buna karşılık, Cumhurbaşkanı’nın ve Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarında sık sık tekrarlanan NATO vurgusu ve “NATO’daki müttefiklerimizle birlikte” ifadesi dikkat çekiyor.

Rusya’dan S-400’leri alarak Türkiye’nin elindeki F-35’lerin kaçmasına, NATO’da sorunlar yaşanmasına sebep olan iktidarın bu NATO vurgusu elbette dikkat çekici.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın sözleri:

“İranlı yetkililer Türkiye'ye füze atmadıkları konusunda ısrar ettiler, ancak mevcut veriler füzelerin İran'dan geldiğini gösteriyor.''

Ankara’nın Tahran’la “aynı ufka” bakmadığı açık.

TÜRKİYE BAŞKA, İRAN BAŞKA

Anadolu ve İran coğrafyaları iki bin yıldır rakip oldu. İslamiyet döneminde mezhep farkları olarak ortaya çıktı.

Atatürk’le Şah Rıza Pehlevi arasındaki dostluk ve 1950’lerdeki Bağdat Paktı, istisnai dönemlerdir.

Yaşadıkları tarih de iki ülkeye “ayrı ufuk”lar verdi. 1999 yılında yayımlanan “Osmanlı’da ve İran’da........

© Karar