menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kitap yasaklamak çözüm mü?

6 0
latest

Aslında “Yasakçılık, kendi başına bir çözüm mü?” diye de sorabilirim soruyu çünkü kitap yasaklamak yasakçılığın sadece bir türü. Yasakçılık, günlük hayatta çok başka şekillerde de kendisine alan bulabiliyor. Özellikle yakın tarihimize baktığımda benim en yakından hatırladığım yasak başörtü yasakları. 28 Şubat sürecinde yirmili yaşlarda bir üniversite öğrencisiydim ve başörtü yasakları benim okuduğum İstanbul Üniversitesi’nde sert başlamıştı. Ben biraz şanslıydım, yasakların en katı şekilde uygulandığı yıl başlamadan ama öncesindeki tüm baskıcı atmosferi soluyarak mezun olmak nasip olmuştu fakat kazandığım yüksek lisansa devam edemedim. Hocamız olan bir profesörün odasında yaptığımız dört beş kişilik bir derste bana dönüp “Kızım, hadi şimdi kapıdan biri içeri girse “Bu kız niye atkı ve bere ile oturuyor derste?” diye sorsa, “Kıştır, üşüyor.” derim ama yazın ne yapacağız?” demesini hiç unutamam. Başıma atkı ve bere örterek sağladığım tesettürden dolayı beni dersinden çıkartmaya kıyamıyordu hocam ama birisi gelip bunun hesabını kendisine soracak diye de düşünmeden edemiyordu. İlginç günlerdi. O günler bizim nesli çok etkileyerek geçti gitti, bugün toplumda başörtülü-başörtüsüz diye sert ayrımlar, tüm körükleme çabalarına rağmen yok çok şükür. 28 Şubat döneminin yasakçılığı bir anlamda işe yaramadı hatta belki de istemedikleri şekilde olumlu sonuç verdi. Elbette başörtüsü yasakları ile kitap yasaklamak çok farklı şeyler ama ikisinin de özünde yasakçılık zihniyeti olduğu için aklıma ilk önce 28 Şubat döneminde yaşadığım günler geldi.

Bizim nesil, kitap yasaklamalarına da aşina........

© Karar