menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgüvensiz liderlerle ilişkiler

19 0
15.06.2026

Yönetim yazını açısından “özgüven”; bireyin belirli bir görevi, rolü veya sorumluluğu başarıyla yerine getirebileceğine ilişkin inancı ve bu inancın davranışlarına yansımasıdır.

Bireyin kendi yetkinliği, kararları veya etkisi konusunda duyduğu şüphenin iş performansını ve yönetsel davranışlarını olumsuz etkileyecek düzeye ulaşması ise “özgüvensizlik” olarak tanımlanabilir.

Burada işaret edilmesi gereken nokta şudur:

Özgüvensizlik yalnızca bir duygu değildir; davranışsal sonuçları olan bir tutum ve algı örüntüsüdür.

Özgüven de özgüvensizlik de insani ilişkilerde ve iş yaşamında sıkça karşılaşılan durumlardır.

Bireysel olarak ne kadar başarılı olursak olalım, iş hayatının bizi çoğu zaman hazırlıksız yakalayan bir yönü vardır: Özgüven problemi yaşayan bir lider veya iş arkadaşıyla ilişkileri yönetmek (1).

Özgüvensizlik ne kadar yaygın?

Sanıldığının aksine özgüvensizlik yalnızca azınlıkta kalan insanlarla ilgili bir durum değildir.

Korn Ferry'nin Haziran 2024'te duyurduğu Workforce 2024 Global Insights Report kapsamında, altı ülkede 10.000 profesyonel ile yapılan araştırmada:

ABD'deki CEO'ların q'inin,

Diğer üst düzey yöneticilerin e'inin

Özgüvensizliğin bir çeşidi olarak tanımlanabilecek "sahtekârlık sendromu" belirtileri gösterdiği bulgusuna ulaşılmıştır.

Araştırmanın belirli ülkeler ve katılımcılarla sınırlı olduğu dikkate alınarak bu oranlara ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Bununla birlikte bulgular, özgüvensizlik ve yetersizlik hissinin üst düzey yöneticiler arasında da oldukça yaygın olduğunu göstermektedir.

Özgüvensizlik her seviyedeki yönetici ve çalışan için geçerlidir. Dünya çapında bilinen küresel yöneticiler de bu tutumdan muaf değiller.

Örneğin Richard Nixon üzerine çalışan bazı biyografi yazarları ve siyaset psikologları, onun güçlü başarı motivasyonunun altında yoğun kabul görme ihtiyacı, statü kaygısı ve yetersizlik hissinin bulunduğunu ileri sürmektedirler.

İnsan ilişkilerindeki bağlanma biçimleri ile özgüvensizlik arasında da belirli ilişkiler bulunmaktadır.

Özgüvensizliği etkileyen bağlanma biçimleri

Özgüvensizlik büyük ölçüde ilişkisel bir olgudur. Kişilerin ilişkilerindeki deneyimler, özgüvensizliğin nasıl ortaya çıkacağını etkileyebilir.

Psikolog John Bowlby ve Mary Ainsworth tarafından geliştirilen bağlanma kuramına göre dört farklı bağlanma tarzından söz edilebilir:

1.Güvenli bağlanma: Kişi kendisini değerli görür, başkalarına güvenebilir ve sağlıklı yakınlıklar kurabilir.

2.Kaygılı bağlanma: Kişi terk edilmekten korkar, sürekli onay arar ve ilişkilerde aşırı hassas davranır.

Bu modelde kişi şu inanca sahiptir:

"Ben yeterince iyi değilim, insanlar beni terk edebilir."

3.Kaçıngan bağlanma: Kişi........

© Karar