Öcalan’ın açıklamasının adresi
Son bir buçuk yılda neredeyse hep olmaz denilenler oldu. Baştaki tedirginliğin sebebi PKK’nın silah bırakmasına karşı olmaktan –ki kim niye karşı olsun; çok bilinmeyenli denklemde, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik ve demokratik darboğazın jeopolitik gerilimlerden de beslenerek bu kadar tarihi bir dönüşüme izin verip vermeyeceği sorusu idi.
Kolay da olmadı ama dün itibarıyla Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.” çağrısının üzerinden bir yıl geçti. O çağrının ana muhatabı örgüt idi. Çağrıya en büyük direnç de yine örgütten geldi. Nihayetinde 12 Mayıs’ta örgüt kendisini feshettiğini ilan etti. 11 Temmuz’da 30 örgüt mensubunun silahlarını yaktığı tören yaşandı. Çağrı ile tören arasında dört aydan fazla süre var.
Bu yıl başında Suriye’deki SDG düğümünün hem Şam hem Ankara ve aslında hem de Kürtler açısından makul bir şekilde çözülmesiyle süreç hızlandı. Çok planlayarak olmasa da TBMM’deki “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun nihai raporunu kabul etmesi ile Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının birinci yıldönümü açıklamasının neredeyse üst üste gelmesi de olumlu bir gelişme. Sadece iki ay içerisinde tarihin hızlandığı bir dönemden geçiyoruz.
Öcalan’ın dünkü açıklamasının........
