menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın övgüsü bizi fukaralıktan kurtarabilir mi?

36 0
13.07.2026

NATO toplantısı vesilesiyle Trump’la kol kola girdik, dostluğumuzu güçlendirdik ve büyük hayallere yelken açtık. Kendimizi öyle bir havaya kaptırdık ki bir zamanlar “dış güçler”in adamı olarak suçladığımız muhalefete inat, o “dış güçler”le birlikte dünyaya nizamat veren bir ülke haline geldiğimizi övünerek anlatmayı “yerli-milli” olmanın bir vecibesi olarak görmeye başladık.

Özellikle iktidara yakın medyadaki gazetecilerin ağzı kulaklarındaydı. Cumhurbaşkanımız, Trump’ın övgülerine mazhar olurken, ana muhalefet lideri Özgür Özel pazarcı esnafının dertlerini dinlemek gibi banal(!) işlerle uğraşıyordu.

Türkiye’nin NATO zirvesiyle birlikte “parlayan yıldız” haline geldiğini ballandıra ballandıra anlatan iktidar gazetecilerine göre, bizim de artık Amerikan Başkanı Trump’ın övgüsüne mazhar olmuş bir liderimiz ve dünyanın lideri haline gelmiş bir ülkemiz olmuştu.

Evet NATO liderlerine verdik mehteri ve “Ceddin deden, neslin baban/En kahraman Türk milleti/Orduların, pek çok zaman/

Vermiştiler dünyaya şan” sözleriyle coşturduk herkesi.

Ama ne hikmetse, ülke olarak bir türlü coşamadık.

Bunca övgüden, suya yazılan hayallerden sonra galiba acı gerçeği birinin söylemesi gerekiyor. Bir kere özellikle son on yılda yaşadığımız derin ekonomik krizin, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin ve liyakat fukaralığının Trump’ın şaibeli sevgisiyle tedavi edilmesi pek mümkün gözükmüyor.

Milli gelirleri neredeyse bizim beş katımız olan ülkelere........

© Karar